İşte bu yüzden ısrarla “minimal devlet ilkesini” savunuyoruz. devletçilik ve tüm sosyalizm türevlerine şiddetle karşıyız; hepimiz karşı olmalıyız.
siz sanıyorsunuz ki akp geldi ve bu kirli ilişkiler ağını kurdu, ahlaksızlığı yaygınlaştırdı vs…hayır…devlet hep böyle idi ve hep böyle kalacaktır. kim gelirse gelsin devletin bu karanlık doğasını değiştiremeyecektir. akp bir şey yapmadı, sadece bulduğu sistemin üzerine oturup kendine mâl etti. akp’den sonra gelecek iktidar da aynısını yapacaktır.
bu nedenle devlet mümkün mertebe küçültülmelidir ki, zarar minimize edilsin. zira devlet denilen oluşum dünyamıza dark side aleminden transfer edilmiştir ve devlet kesinlikle karanlık ve negatif bir varlıktır.
anarşistler devletin bu karanlık yüzünü iyi teşhis etmişler ve ideal bir topluma ulaşmak için devletin yok edilmesi fikrini çözüm olarak öne sürmüşlerdir. her ne kadar teşhisleri doğru olsa da çözüm önerileri absürttür; çünkü devlet denilen kurum durduk yere ortaya çıkmamıştır.
ortalama bir insan son derece vahşi, bencil ve kan dökücü bir yaratıktır. kendi çıkarı için dünyayı ateşe vermekten çekinmez. yalnızca kendini haklı görür. durmak zorunda kalacağı bir güce çarpıncaya kadar da istismarını sürdürür.
insanların tamamı böyledir. onları hizada tutmak için mecburen dark side aleminden devlet adlı canavar getirtilmiştir. insan denilen bu yırtıcı mahluk, en büyük canavarı karşısında görünce süt dökmüş kediye döner ve böylece düzen sağlanmış olur.
devlet denilen canavarın korkusudur ki, insan denen küçük canavarları hizada tutar. insanlar tamamen meleğe dönüşmedikçe de devlete ihtiyaç devam edecektir. ancak devlet denilen canavarın tabii eğilimi hep büyümek ve yutmaktır. işte buna izin verilmemelidir. devlet büyüdükçe o pis karanlığını çevreye yayacak, her şeyi herkesi ifsad edecek ve düzen bu sefer ters kutuptan bozulacaktır. devletin yokluğu ayrı bir dert, varlığı ayrı bir derttir.
bu noktada “minimal devlet ilkesi”ne riayet edilirse, tolere edilebilir bir zararla durumu kurtarmak mümkün olacaktır. aksi takdirde günümüzde rusya örneğinde olduğu gibi, ülke içten içe çürüyüp gider.

