Ahirette insanın yeniden dirilişi kuyruk sokumu kemiğinin spritüel boyutundaki bir tür enerjetik varlık olan nefsimizden olacaktır. pek çok kişinin sandığı gibi kemik dokudan diriliş söz konusu değildir. eski kaynaklarda geçen bu yöndeki ifadeler tamamen o devrin anlayışıyla alakalıdır. yeniden diriliş hakikati, o devrin insanlarının anlayışına uygun gelecek bir tarzda beyan edilmiştir. başka türlüsü de düşünülemez zaten.
hatta uzakdoğu mistikleri dahi söz konusu yapıyı tespit etmişler ve ona kundalini adını vermişler ve onu spritüel bir yılan olarak algılamışlardır. ancak yılan şuurun esfeli safilindeki yani en alt boyuttaki görünümüdür. yılanın cezası toprakta sürünmektir. bu da onların nefsi emmarenin dahi en dibinde olduğunu gösterir. velhasılı kelam uzakdoğu mistizmi ve benzerleri bâtıldır.
söz konusu enerjetik yapı, tıpkı bir bitkinin tohumu gibi, ait olduğu canlının tüm hayatının hasılasını/kayıtlarını/bilincini taşır. nasıl ki bir bitki, tohumunu yerine vekil bırakır; sonra da kuruyup giderse, insanın fizik bedeni de, doğumundan ölümüne dek tüm yaşadıklarını, tecrübelerini ve en önemlisi dünyada edindiği bilincini kayıpsız olarak bu yapıya devreder ve sonra da toprakta dağılıp gider.
bu enerjetik yapı bilinci de taşıdığı için, ölümü tadan kişi fizik bedeni devre dışı kalır kalmaz kendisini enerjetik boyutun bir sâkini olarak bulur. enerjetik boyutta matriks veya rüya türünden bir yaşantıya girer. her ne kadar merhumun gerek beden algısı, gerekse girdiği ortam tamamen hayal cinsinden de olsa, bu yaşantı ona oldukça gerçekçi gelir. yaşadıkları ise dünyada edindiği bilince endekslidir.
dinde kıyamet adı verilen kainat çapındaki büyük boyut değiştirme operasyonundan sonra insanın yeniden dirilişi ve bedenlenmesi söz konusu olur. yeni beden tamamen nefs kayıtlarının o ortamda açılmasından ibarettir veya başka bir tabirle bilincimiz kendine yeni ortamın materyalinden bir avatar beden derler. işin özü itibariyle, dünyadaki bilincimiz ahiretteki bedenimizdir çünkü ahiretteki avatar beden tamamen bilincin o ortama göre somutlaşmasından ibarettir. ancak ahiretin ortamı ve ortam materyali kesinlikle elementlerden oluşan madde değildir ve o ortamın fizik kanunları tamamiyle bildiklerimizden farklıdır. şu anki idrakımızın çok çok ötesindedir.
