Öncelikle belirteyim ben bu harekatın özelinde konuşmuyorum. genel bir hüküm olarak söyleyeyim: eğer zayiat endişesi ile vakti zamanında yapmak durumunda olduğunuz işleri yapmazsanız, daha sonra çok daha ağır kayıplara uğramanız kaçınılmazdır. hatta iş tümden kaybetmeye ve milyonlarca insanın ölümüne, yaralanmasına ve acı çekmesine sebep olabilir.
mesela 1967’de israil inisiyatifi ele alıp arap ülkelerine ani bir saldırı düzenledi ve mısır hava kuvvetlerini daha yerde iken büyük ölçüde imha etti. düşman hava kuvvetlerinin yok edilmesi israil’in elini muazzam güçlendirdi ve sonunda savaşı kazandı. eğer bunu yapmayıp barış martavalları ile oturduğu yerde bekleseydi bir müddet sonra üç cepheden saldırıya uğrayacak ve çoluğu ile çocuğu ile belki de tümden yok edilecekti.
tam savaşın ortasında “barış” zevzekliği yapanlar, sureti haktan görünüp eleştiri getirenler, ya oyuna getirilmiş ahmak ya da bildiğin bozguncudur. ben kemal kılıçtaroğlu’nun tam bir ahmak olduğunu düşünüyorum. bir insanı simasından rahatlıkla teşhis edebilirsiniz. bu adamın yüzüne ne zaman baksam bana o hissi vermiştir eskiden beri.
