Yanlış bir kavramsallaştırmadır.
cennete girip girmemenin şartı alkol alıp almamak değil, tevhid sırrını idrak etmektir.
“lâ ilâhe illallah” sözü cennetin anahtarıdır. bu sözü hakikatiyle beraber tek bir kez söylemek yeterlidir. söylendiği anda kişi cennete girer. evet yanlış duymadınız; cennete girmek için ölmeye, ahirete intikal etmeye gerek yoktur. kişi, tevhid manasını idrak ettiği anda, içindeki tüm çatışmalar, çelişkiler son bulur ve muazzam bir huzura kavuşur.
sırat köprüsü dediğimiz, doğumdan ölümümüze kadar olan hayat çizgimizdir. kıldan ince kılıçtan keskin olan sırat köprüsü üzerinde şu anda yürümekteyiz. bilin ki, istikametten(doğru yoldan) saptığımız anda ateşe düşüyoruz.
istikamet, orta yol veya itidal haddidir. ifrat ve tefrit ise sağ veya sol sapmadır. her şeyin bir ifratı bir tefriti, bir de itidal haddi vardır. mesela, cimrilik ifrat; savurganlık tefrit; cömertlik ise mutedil(ılımlı) olan orta yoldur.
hiçkimse birdenbire orta yolu bulamaz ve itidal haddini tutturamaz; çünkü bilinç düz bir çizgide ilerlemez. onun ilerleyişi tıpkı bir yılanın* zikzaklar çizerek ilerlemesi gibi diyalektiktir. belirli bir süre ifrat ve tefrit kutuplarında salınım hareketi yapar. yani bir dönem cimri olur, bir dönem savurgan olur; sonunda yaşadıkları ve kazandığı tecrübe sayesinde orta yola yaklaşır. bunu başaramayıp kutuplardan birinde çakılı kalan ise kötü ahlakının sonuçlarına katlanmak zorunda kalır. onların neler olabileceğini tahmin edersiniz. ancak o kötü ahlakın bir de kişinin kalbinde bir karşılığı vardır ki, huzursuzluk, iç gerilim, sıkıntı ve iç alemi yakan bir ateş olarak belirir.
bizler fatiha suresini okurken, allah’tan istikamet dileriz:
isdinassıratal müstakîm= bizi sıratal müstakim’e yani dosdoğru olan orta yola ilet.
gayril mağduğbi aleyhim= gazaba uğramışların yoluna değil(sol sapma, ifrat)
veladdâllîn= ve dalalete gitmişlerin yoluna değil( sağ sapma, tefrit)
eğer bilinç, ifrat ve tefrit kutupların birinden birine çakılmadan yolun sonuna kadar devam edebilirse, tevhid sırrına ulaşır; yani cennete girer. her şey dünyada olup biter. ahiret ise oluş yeri değil, yalnızca görüş yeridir. dünyada kendi ellerimizle inşa ettiğimiz bilinç bedenimiz, ahirette fizik bedenimiz olarak somutlaşacaktır. hepsi o kadar.
bir kimsenin alkol alıyor diye sözü edilen süreci başarıyla tamamlayamayacağını söylemek fazlasıyla iddialı olur; ama alkolün insanı ne tür bir hayata ittiğini ve zaman içinde nelere yol açtığını düşünürsek, alkol kullanmayanlara nazaran şanslarının düşük, hatta çok çok düşük olduğunu da görebiliriz.
ancak şunu da belirtmeden geçmeyelim: alkol almadığı halde sair şartları yerine getirmediği için tevhid sırrının kokusunu bile duyamayan pek çok kimse vardır.
