Site icon İsnetus

Allah 5

İnsanların çoğunun Allah hakkındaki tutumuna çok şaşıyorum ben doğrusu.

adamlar resmen, “asker arkadaşım Allah” modunda davranış sergiliyorlar çoğu zaman.

ben kendimi Allah huzurunda bir bakteri kadar küçük, önemsiz, değersiz görüyorum. gıkım çıkamaz onun karşısında.

benim inandığım Allah, alemlerden gânidir. bir takım ruhbanların iddia ettiği gibi sürekli ona buna karışan, müdahil olan insansı bir varlık değildir. sünnetullah’ta değişme göremezsin. (yarattı bıraktı değil…o da yanlış. düzen ancak Allah ile kaimdir. her an; el an…)

evrende tıkır tıkır işleyen bir düzen vardır. evrendeki bu düzen Allah’ın esmalarından güç alır. esmalardan birer tezahürdürler. Allah, zatı itibariyle alemlerden ötedir.

alemde esmalar tecelli eder yalnızca. ancak çok ilginçtir ki, allah’ın zatı insanda tecelli edebilir. yalnızca insanda… diğer varlıklar; abdülhay, abdülhak, abdurrahman vb…olabilirler ancak abdullah(allah isminin mazharı) olamazlar. yalnızca insan, abdullah olabilir. her insan dahi abdullah olamaz…ancak muhammedi meşrep olan kimse abdullah olabilir..

hiçbir peygambere verilmeyen ve yalnızca son peygambere verilen bir özelliktir bu. Abdullah olmak…Allah isminin mazharı olmak…Allah isminin nuru siyahtır…mekke’nin fethi ve siyah sarık..siyah sancak…

yine aynı nedenle, Allah’ı rüyet(görmek) yalnızca son peygambere nasip olmuştur. mesela hz. musa Allah’ın sesini duymuş ama görememiştir.

imdi, Allah’ın zatı alemlerden gânidir dedik ya…bu ibareyi anlayabilirse bir kimse, zihninde otomatikman bir antitez belirecektir. “madem Allah ötelerin ötesinde… çok çok yüce… trilyonlarca galaksinin olduğu bir evrende, bizim gibi bakteri hükmünde bile olmayan canlılar için niye uğraşsın Allah; işi mi yok? keyfine bak sen…”

evet, Allah o denli yücedir. ancak o söz şeytan kaynaklıdır.

mesela güneşi düşünün. dünyamızın 1.3 milyon katı kütlesi vardır. o devasa cüssesine rağmen, minicik bir su damlası dahi güneşin tecellisinden mahrum kalmaz. güneş, “sen kimsin?” diye bir su damlasını dahi es geçmez. su damlasının kalbine tıpatıp bir suretini yerleştirir. orada ışığıyla hatta zatıyla hazır olur. su kadar şeffaf olmayan diğer mahlukat da güneşin ışığının yedi rengini yansıtırlar. güneş onlarda renkleriyle hazır bulunur. (su damlasında yani insanın kalbinde zatıyla, sair mahlukatta esmasıyla tecelli ediyor)

bunu da böylece belirtelim de, ifrat ve tefrit kutuplarından kendimizi kurtarıp, orta yol olan sırat-ı müstakimde sabit kadem olalım…

isnetus 30.11.2019 23:31 ~ 23:41

Exit mobile version