Site icon İsnetus

Anglo-Sakson Yemeği Yemeyelim

hamburger

Çoğu kimse, “hamburger yemekten ne olacak ki” diyecek belki. ancak bu işler öyle yürümüyor. surda açılan küçük bir gedikten düşman güçler akın akın içeriye sızıyor.

anglo-sakson önce dilini tüm dünyaya empoze etti. sonra hamburgerini, film ve dizilerini, belli başlı davranış kalıplarını cümle aleme benimsetti. böylece dünya üzerindeki kültürel hegemonyasını tamamladı ve kendi dünya düzenini kurdu.

artık çağımızda hakimiyet böyle sağlanıyor. asker gönderip işgal ederek değil, milletleri her yönden kendine benzeterek, kültürel olarak asimile ederek onları kendine bağlıyorlar. hatta bir nevi örtülü olarak köleleştiriyorlar.

dikkat ederseniz fransızlar bu konuda bir parça bilinçlidir. işte o bilinç tarihlerinden kaynaklanıyor. zira anglo-sakson dünya düzenine ilk başkaldıran napoleon fransa’sı idi. her ne kadar fena halde ezilmiş olsalar da, o günlerden kalma anglo-sakson’a karşı direnç psikolojisini bir ölçüde korumayı başarmışlar. almanlar ve japonlar ise tamamen yelkenleri suya indirmiş durumdalar. onlar tıpkı mısır’daki israiloğulları gibi köleliği içselleştirmişler artık. en ufak bir direnç noktaları bile kalmamış.

büyük millet olmanın mutlak şartıdır diğer milletler üzerinde kültürel hegemonya kurmak. bu konuda türkiye’nin önü açıktır. ortadoğu, balkanlar ve afrika tamamen bizim kültürel etkimiz altındadır. biraz bilinçli olabilirsek yemeklerimizle, film ve dizilerimizle, dünya görüşümüzle onları yörüngemize kolaylıkla sokabiliriz. elbette türk milletinin sömürgecilik yapması mümkün değildir. sömürgecilik bize yakışmaz. bizim vizyonumuzu daha çok anglo-sakson efendinin sömürüsünden kurtulmuş milletler topluluğu olarak görmek gerekir.

(bkz: yılbaşı kutlamak/#146911171)

(bkz: dünya düzeni/#146726486)

Exit mobile version