Site icon İsnetus

Anlayış

Lise yıllarında merak edip tevrat’a göz atmıştım.

kuran’ın diline alışık olduğum için tevrat çok acaip gelmişti bana. tanrı adeta insan gibiydi tevrat’ta; hem de oldukça kızgın ve celalli bir insan gibi. üstelik çok fazla ayrıntıya giriyor, her şeye karışıyordu. bu kadar ayrıntıya giren tanrı da tuhaf gelmişti bana. tapınaktaki sunağa şunları şunları koy falan…

böyle insan kılıklı, çok celalli bir tanrı nasıl olabiliyordu?

o zamanlar çözememiştim ama şimdi anlayabiliyorum. ilahi kelam, indiği insan ve hitap ettiği toplumun anlayışına ve seviyesine göre bir kisveye bürünüyor. gerçekte Allah ve onun kelamı tüm beşeri mülahazalardan çok ötedir; ancak kelamın hitap ettiği toplumun seviyesine göre şekil alması da ancak hikmetin gereğidir. öyle olmasaydı insanlara bir faydası olmazdı çünkü. anlayamadığı ve hayatına dokunamayan sözlerin insana ne gibi bir katkısı olur ki?

kısacası, ilahi kelam israiloğullarının o zamanki anlayışına uygun düşecek bir kılıkta inmiştir. demek ki, onların anladığı dil ancak oymuş.

kuran, tevrat gibi değildir. çok daha rafinedir, özlüdür ve soyut bir hitaba sahiptir. demek ki, kuran’ın indiği 600’lü yılların arap toplumu da bu dilden anlıyormuş. gerçekten de o devrin arapları söz sanatlarında, şiirde ve belagatta çok ileri gitmişlerdi. o yüzden kuran’da şiir gibi olan ama ondan çok daha aşkın ifadeler mevcuttur. o devrin en usta şairleri bile kuran dinlediklerinde şoka girmişlerdir. pek çoğu bu kadar yüksek belagatın insan işi olmadığını anlamıştı. tabi bizim dilimiz türkçe olduğu için kuran’daki belagatı tespit etmemiz zordur. yine de mesela rahman suresini dinlersek biraz bir şeyler hissedebiliriz. https://youtu.be/zdwjkmlvqoe

şimdi problem şu!

madem ilahi kelam indiği döneme ve topluma göre bir kelam üslubuna bürünüyor, başka devrin bambaşka anlayışlarına sahip olan insanlarının hali ne olacak? zira onlar önceki dönemin insanlarına hitap eden üslubun yabancısıdırlar.

işte bu noktada işin özüne vakıf olan ve şekle takılı kalmayacak denli yüksek idraka ulaşmış şahıslar kurtarıcı oluyor bizim için. o yüzden öncelikle mesnevi okuyalım diyoruz. bu zatlar, sonraki devrin insanlarının anlayışına göre hakikati tekrar açıyorlar. yeni bir dille konuşuyorlar. neticede yaptıkları da bir nevi kuran tefsiri olmuş oluyor.

isnetus 16.06.2021 10:22 ~ 14:17

Exit mobile version