Site simgesi İsnetus

Aslan 3

Öküz sanılan aslan

adamın biri öküzünü ahıra bağladı. bir aslan gelip öküzü yedi ve sonra onun yerine geçti.

gece adam ahıra gelince öküzünü aradı. karanlıkta aslanı seçemedi ve öküz diye onun yanına gitti. onu öküz zannedip eliyle onu dokundu ve böğrünü yoklamaya başladı.

aslan kendi kendine,

‘eğer gündüz gözüyle görseydi, korkudan ölürdü. beni öküzü zannediyor, onun için bu kadar rahat’ dedi.
(mesnevi’den)

mesnevi’de anlatılan bu hikaye bize velilerin halinden ve onlara yakın olmanın tehlikelerinden bahsediyor.

evliyaya yakın olmak büyük nimettir; onu biliyoruz. peki niçin aynı zamanda büyük bir tehlike taşır?

bir veli elbette normal bir beşerdir; ancak kimi zaman zat tecellisi altına girer ve ondaki cüzi bilinç tamamen evrensel bilinç içinde erir. artık onun dilinden konuşan, elinden iş yapan evrensel bilinçtir. kısaca biz bir beşer* ile karşı karşıya olduğumuzu zannederken aslında karşımızda evrensel bilinç* vardır.

evrensel bilince ters düşmezsek sorun yok; ama ya ters bir şey yaparsak. ufacık da olsa edebe mugayir bir davranışta bulunursak? işte o an resmen bittiğimiz andır. o yüzden bir veliye yakın olmanın büyük riskleri vardır.

nitekim bu minvalde bir soru da hz. yakub’a yöneltilmiş:

-mısır’dan kenan’a gönderilen, sana doğru gelen yusuf’un gömleğinin kokusunu uzaktan aldın da, kardeşleri yusuf’u yakınındaki kuyuya attığında niçin onu göremedin?

hz. yakup şöyle cevap vermiş:

-bizim halimiz şimşek misalidir. bazen yüksekten her tarafı görür gibi oluruz, bazen de ayağımızın ucunu göremeyiz.

isnetus 04.01.2019 19:55

Mobil sürümden çık