İlkokul çocuğu ağzını ne zaman bırakacağız? ne zaman o olgunluğa ulaşacağız, çok merak ediyorum. doğru düzgün bir tarih muhasebesi yapamazsak dertlerimize derman da bulamayız…
ülkemizin son beş asırdır yaşadığı süreç, satırbaşlarıyla:
-ruhun karanlık yüzünden beslenen ve o yüzden doğan bir irfana ve o irfanın dünya görüşüne sahip olan batı 1500’lü yıllar itibariyle doğu dünyasına fark atmayı başardı.
-doğu-islam medeniyetinin ve onun dünya görüşünün menbaı olan ruh ve irfan boyutu ise muhyiddin-i arabi hazretlerinin şahsında temsil edilen velayet ehlinin kemalatına dayanıyordu. velayet kemalatı, nübüvvet kemaltından başkadır ve ancak onun gölgesi mesabesindedir. nübüvvet kemalatı ve nuru peygamber döneminden sonra 2-3 nesil içinde yok olmuştur.
-nübüvvet kandilinin zaman içinde sönükleşmesi sonra da tamamen sönmesi makul karşılanabilir çünkü madde bedenin kemalatı olan o nur tıpkı madde gibi zaman kaydındadır. bu sebeple belli periyotlarla peygamberler gönderilmiş ve şeriatlar değişmiştir.
-velayet nuru ruhun kemalatı olması hasebiyle zaman üstüdür, zamana tâbî değildir. bu, her devir ve ortamda evliyalar bulunabilir demektir.
-velayet kemalatı ruhun kemalatı olmak bakımından bir derece maddeden kopuktur yani bir nevi ruhbanlık söz konusudur.
-işte bahsedilen bütün bu amiller, batının madde üzerindeki hakimiyeti ve buna dair kemalatına karşı doğunun gardını düşürmüş ve ona karşılık verememesine yol açmıştır.
-batı, ruhu görmeyen ve sadece maddeye odaklanmış ve onda derinleşmiş irfanıyla bir nevi tek gözlü deccal gibi azgın ve yoldan çıkmış bir mana belirtir. bu karanlık dehaya karşı doğu direnememiş ve teslim-i silah etmiştir.
-doğunun sistemi 1800’lü yıllar itibariyle tamamen iflas etmiş ve ister istemez bir batılılaşma, batıyı model alma yaklaşımı doğmuştur. bizde batılılaşma tanzimat itibariyle ivme kazanmış ve 20. asırda ise neredeyse eski yapıdan tevarüs eden kurum kalmamış, hepsi tasfiye edilmiştir. hasılı, türkiye’deki dönüşüm 200 yıllık bir süreçtir. cumhuriyet devri bu dönüşümün son kertesi olmak haricinde başka bir mana taşımaz.
-nereden nereye? neydik ne olduk? büyük bir medeniyet ve batı dünyası üzerindeki kırbaç iken, tek gözlü deccalın yalakası ve mukallidi olduk…
