Kanaatimce bu sadece buzdağının görünen kısmıdır. olaya daha doğru teşhis koyabilmak için şuuraltındaki “yılan” arketipini ele almak gerekir. tasavvufta “yılan” sembolü “nefs”e veya şeytana karşılık gelir.
tasavvuf büyüklerinden biri ve zamanının gavsı olan abdülaziz debbağ hz.’lerine göre, cennette adem ve eşine yasaklanan ağaç tabii zulmete örnek olması için yaratılmıştı. diğer ağaçlar nurani iken, sadece o ağaçta zulmet(karanlık, nurun zıttı ve maddenin özü) vardı.
o ağacın meyvesini yemekle vücudlarına zulmeti aldılar ve zulmetin verdiği ağırlık derhal onların şuurlarını madde seviyesine düşürdü ve nefs açığa çıktı.
buradan bize çıkan başka bir ders de şudur: yediğimiz şeyler ruhi durumumuzu büyük ölçüde belirler. bir yiyecekte ne kadar zulmet varsa, ki dünyanın her şeyi zulmetlidir, bizi o kadar çok olumsuz etkileyecektir.
islam’ın yasakladığı veya yenemesini tavsiye etmediği yiyecekler büyük ölçüde bu hikmete mebnidir benim görebildiğim.
(bkz: #37971848)
