Laiklik veya sekülarizm kavramsal bir safsatadır. zaten deccalın en büyük vasfı gözbağcılık, yalancılık ve kavramları saptırmasıdır. demokrasi hakkında da benzer şekilde bol bol demagoji ve laf kalabalığı üretilmiştir. demokrasinin esası…
“din ve devlet işleri ayrılsın. toplumsal kuralları da akla göre belirleyelim”. bu ne demek şimdi? aklın böyle bir istiklali var mı? akılla temel ahlaki kuralları üretmek mümkün mü? sizi hayal kırıklığına uğratacağım ama şu anda batı dünyasında geçerli değerler dahi köken itibariyle akıl ürünü değildirler. o değerler insanlık tarihi kadar eskidirler.
şimdi avam tabakasına yutturulmuş bu zırvaları geçelim de işin hakikatine gelelim: gerçekte yapılan veya yapılmak istenen, yeni çağın dinini yani “bilimsel pozitivist paradigmayı” yeryüzüne hâkim kılmak ve onun rakipleri olan ortaçağ paradigmalarını, namı diğer “dinleri” tasfiye etmektir. bunda da oldukça başarılı olmuşlardır. zira “dinler” ortaçağ tarım toplumlarında üretilmiştir ve sanayi toplumlarının dinine karşı yenik düşmüşlerdir.
adı ne olursa olsun tüm paradigmalar kabullenimlerden ibarettirler ve deney ötesidirler. akılla ispat edilemezler. evet, bilimperestlerin dini olan “bilimsel pozitivist paradigma” dahi bir kabullenimdir ve bilimsel yöntemle ispat edilemez. bilimsel yöntem ile bilimi bir inanç konusu haline getirmek, farklı farklı işlerdir.
sonuç: modern çağın dini bize kendini dayatıyor, rakiplerini tasfiye ediyor ve bunu doğrudan cepheden taarruzla yapmayı doğru bulmadığı için dolaylı olarak yapıyor. “diğer dinleri bırakın, bana tâbî olun” demiyor; onu yerine “din ve devlet işleri ayrılsın” diyor ve kamusal alanı, eğitimi eline geçiriyor ve diğer dinleri dar alanlara hapsedip zaman için erimelerini bekliyor.
ahir zamandayız ve deccalın devrindeyiz. deccal tüm gücüyle hücum ediyor ve biz bu saldırıları karşılayamıyoruz çünkü kendimizi yenileyemedik. ortaçağ şartlarında yorumlanmış bir dini ümitsizce savunmaya çalışıyoruz.
ama hemen sevinme ey deccal?
iseviler, isa bilincine sahip yeni nesiller yetişiyor ve onlar senin defterini dürecekler. zırvalarını sana iade edecekler.
