Site simgesi İsnetus

Boğaz Köprülerinin Çift Taraflı Ücretlendirilmesi

Bırakın çift taraflı ücretlendirmeyi, köprü geçişinden para almak ciddi bir adaletsizliktir.

niçin mi?

düşünün devlet, çemişkezek’te de filanca ırmağın üstüne köprü yaptırıyor; oradan da vergi alıyor mu? almıyorsa istanbul’daki vatandaşın suçu ne?

olaya daha geniş zaviyeden yaklaşırsak şunu görürüz: bir ülkede yoluyla, köprüsüyle, tüneliyle, viyadüğüyle ulaşım ağı bir bütündür ve öyle veya böyle devlet bu ağı inşa etmek, geliştirmek ve işler halde tutmakla yükümlüdür; çünkü ulaşım ağı, ekonominin can damarlarıdır.

buraya kadar tamam… peki bu işlerin finansmanı nereden sağlanacak?… bütçeden dolayısıyla vergi gelirlerinden elbette.

oraya, buraya, şu malın üstüne, bu malın üstüne, geçişlere vs. vergi koyarsın da, adil olur mu acaba bu vergi salmalar…

sen devletsin, ülkedeki en yüksek otoritesin.

eğer icap ederse vatandaşın ekmeğini, suyunu, iki çift çorabından birini bile alabilirsin. buna gücün ve imkanın vardır. ancak adaletsiz olmaya hakkın yoktur; çünkü adaletsizlik zulüm demektir ve bir düzen zulüm üzere payidar olmaz.

reis! sözüm sana!

gerekli gereksiz her yere vergi koyup vatandaşını soymaya çalışmak akıllı işi değildir. vergiler mümkün mertebe düşük oranlı olmalı ve gelir dağılımına uygun olarak paylaştırılmalıdır. soğanın, patatesin üzerine dolaylı/dolaysız vergi koymak adil değildir. (bknz: ibn-i haldun’un vergi hakkındaki görüşleri)

kanaatimce türkiye’nin en büyük kamburu kamuda beslenilen şişirilmiş, lüzumsuz kadrolardır.

reis gözünü seveyim! bunlardan doğrudan kurtulamıyorsan, bari yeni açılan iş alanlarına bunları kaydır da sırtımızdaki kambur küçülsün. hem o zaman vatandaşını yolmaya da gerek duymazsın.

isnetus 08.11.2018 21:30

Mobil sürümden çık