– Büyük doğu idealini dar kalıplara hapsetmek ve kişilere endekslemek bizzat bu davanın manasına aykırılık teşkil eder.
– büyük doğu, batı aklı ve islam tasavvufunun karşılaşması ve meczolmasından doğan aşkın bir manadır.
– batı aklı, madde planının hakkını vermeyi başarmış ancak ötelere karşı kör kalmıştır.
– islam tasavvufu ise ruh boyutunu fethederken maddeye gereken önemi verememiştir.
– işte bu iki unsurun(doğu ve batı) terkibinden bir üçüncü hakikat doğar ki bize özlediğimiz dünyanın projesini ve yol haritasını verir. çünkü iki unsurun birleşmesi alelade bir alaşıma değil bir üçüncü oluşuma sebep olur. hidrojen ve oksijenin birleşip suyu oluşturması gibi.
– bu sebeple, batı aklı ve doğunun ruhunun meczedilmesi adeta bize ab-ı hayat suyunun formülünü vermiştir.
– bizde ilk büyük doğucu diyebileceğimiz zat, filibeli ahmet hilmi‘dir. namı diğer, şehbenderzade felibeli ahmet. felibeli’ye meb müfredatında yer verilmemesi cinayete eşdeğer bir cürümdür. bre akp! eğer sen, imam hatipli ergen duygusallığı seviyesinde bir islamcılıkla mâlul olmasaydın böylesi zirve şahsiyetleri fark eder ve gereken hassasiyeti gösterirdin. maalesef, biz “felibeli” dediğimizde sen “höö!” şeklinde tepki veriyorsun. o felibeli ki, tolkien onun çırağı olmak mertebesine erse bundan gurur duyar ve şeref addederdi.
– daha sonra büyük doğu bayrağını zirveye taşıyan isim necip fazıl olmuştur.
– necip fazıl evladının “büyük doğu” yu bir kazanç kapısı ve ticari bir marka olarak görme temayülü, doğrudan büyük doğu davasına hasmane bir tavırdır.
– üstadımız necip fazıl, içinde yaşadığı dönemin gereklerini yerine getirmiş, bir çok ilim ve fikir verimlerine imza atmıştır. ancak her zamanın hükmü ayrıdır. işin özüne ve manasına sahip olmayanlar, belli klişe ve kalıplara takılı kalırlar. bozuk plak gibi hep aynı lafları gevelerler. bu tavır davayı içten içe çürütür, pörsütür.
– büyük doğu mana planında tüm müslümanların bir nevi cephe örgütüdür.
– tüm müslümanlar büyük doğu sancağı altında bir araya gelebilir. onun şemsiyesi bütün renkleri, meşrepleri, usulleri, tarzları kabul edebilecek kadar geniştir.
