Site simgesi İsnetus

Çanakkale Savaşı’nı Evliyaların Kazandırması

Sık sık duyarsınız evliyalar hakkındaki süpermenlik hikayelerini. şimdi bu meselenin hakikatini açmaya çalışacağım…

evliya dediğimiz kimseler kalplerini tasfiye edip çocuk safiyetine ve masumiyetine ulşamış kimselerdir. böyle bir ahlaka ulaşan kimselerin tüm işlerini evrensel düzen üzerine alır; yani onların velisi olur. başka bir deyimle evliyalar evrensel düzenle senkronize olmuş kimselerdir.

evliyaların bilinci pürüzsüz bir ayna mesabesinde olduğu için, varoluştaki büyük düzen anbean mikro düzene yani velinin kalbine yansır. hadiseler meydana gelirken saf manalar aynen o kalbe yansıdığı için sanki o veli şahıs kendi de olayın içindeymiş, yöneticisiymiş veya sebebiymiş gibi bir duyguya kapılabilir.

bir velinin makamı ne kadar düşükse sekr/sarhoşluk o kadar fazladır. sarhoşluk ne kadar fazla ise iddialar da o kadar büyük olur. zira güneş bir okyanusa aksedebileceği gibi minicik bir su damlasına da aksedebilir.

o türden sekr makamlarının ilimlerine aldanmamak lazım. allah hiç kimseye iktidarını vermez. hiç kimseyle gücünü paylaşmaz. mutlak bir güç tekeli vardır varoluş üzerinde. sekr ehli bilmez bunları. sekr içinde olmaları yüzünden bir derece mazurdurlar.

bizim içinse durum değişiktir; çünkü biz sekr ehli (manevi sarhoş) değiliz. öyle şeylere inanırsak, bilincimiz hristiyanlık türü sapmaya uğrar ve fatiha suresinde belirtilen( veleddâllîn) dalalete uğramış, sapmış kimselerden oluruz. hristiyanlar da hz. isa’ya haddinden fazla özellikler yüklemediler mi? veya bizdeki şii mezhebi, hz. ali’ye aynı türden taşkın anlamlar yüklemediler mi?

istikametten sapan tasavvuf ehli, hristiyanlar, şiiler hepsi aynı yolun yolcusudur. bunlar sözü edilen tavırları ile tevhit ilkesini zedelemişlerdir.

“lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah- allah’tan başka davranış ve güç sahibi yoktur”

isnetus 26.05.2018 10:38

Mobil sürümden çık