Tek başına olduklarında sürekli yavaş bir biçimde beslenen çekirgeler sessiz bir yaşam sürüyorlar; ama sürüyle karşılaştığında birdenbire davranış ve görünümlerinde değişiklik oluyor.
güçlü kanatları çıkıyor ve sürekli bir açlık halinde ve 100 km’yi bulan bir alana yayılarak ve metreküpe 50 çekirge düşecek yoğunlukta yemek avına çıkıyorlar.
deniz üstüne sürüklenip yiyecek bir şey bulamayınca da birbirlerini yemeye başlıyorlar.
zengin protein, demir ve çinko kaynağı olan çekirgelerin yenmesi dinen de caizdir.
-alıntıdır-
çekirgeler, allah’ın askerleridir. türkler de öyle…
normal hayatta sıradan, kendi halinde yaşayan bir türk, asker olup havada kan kokusu aldığında dönüşüm geçiriyor; bambaşka bir halet-i ruhiyeye bürünüyor. türkteki bu askerlik ruhu, atalarından ona bilinçaltı mirasıdır.
türk askeri o halet-i ruhiyeye girdiğinde üstlerine mutlak itaat eder ve korkusuz bir savaşçıya dönüşür. organizasyon ve disiplin üstünlüğü savaş alanında çok önemli bir avantajdır.
son bir kaç asırdır teknolojideki eksikliğimiz yüzünden türk askeri pek kendini gösteremedi. ancak bu eksiklik hızla gideriliyor. savunma sanayimiz hızla gelişiyor. görünüşe göre, bundan sonra türk askeri tekrar yeryüzünü titretmeye başlayacak yakın zamanda.
allah, allah nidalarıyla…

