“Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.” nimetin
parlaklığını, nuraniliğini, eserlerinin sevincini gözlemlersin.
“kendilerine…halis bir içki sunulur.” nefsin cismani cevherlere yönelik
sevgisinin karışmadığı sırf ruhani sevgiden oluşan bir şarap sunulur.
“mühürlü…” şeriat mührü vurulmuş bir şaraptır bu. ta ki haram olan
vehmi sevgilerden ve heva menşeli nefsani şehvetlerden oluşan şeytani
pislikler bulaşmasın.
“onun içiminin sonunda misk kokusu vardır.”
nefislerin hoşuna giden ve kalpleri güçlendiren mubahlığı belirleyen şeri
hükümdür bu. “işte…onda…” şeriat kaydıyla sınırlandırılmış, sırf ruhani
ve lezzet saflığında halis şarabı içmek için “yarışanlar…yarışsınlar…”
çünkü bu şarap kibriti ahmerden daha değerlidir.
“karışımı tesnim’dendir…” katışıksız hakiki aşk tesnimindendir.
bundan maksat da kâfur olarak ifade edilen zat sevgisidir. cem halinin
özelliği dikkâte alındığında kâfur, tafsil halinin özelliği dikkâte
alındığında ise tesnim olarak ifade edilmiştir. çünkü varlığın en yüce
mertebesidir.
ayrıca söylendiği gibi arksız akar. çünkü mahalden,
herhangi bir suret ve sıfatla taayyun etmekten beridir. yani, onların sıfat
makamında sıfat sevgisiyle beraber sırf zat sevgisi de vardır. daha
doğrusu sıfat perdelerinin gerisinden zatı müşahede ettikleri için zat
sevgisi şaraplarına karışmıştır.
(muhyiddin-i arabi, tevilat)
Cennette Sunulacak İçkinin Mühürlü Olma Nedeni

