İnsan kabaca üç katlı bir yapıya sahiptir.
bedeni itibariyle hayvandır,
nefsi itibariyle “cin” dir.
ruhu itibariyle melektir.
insan bunların toplamından meydana gelir ve yapısı gereği üç mahlukat ve onların alemleri ile alakadardır. bedeni izaha hacet yok, onu es geçelim…”nefs”, insan bedeninin bir tür enerjetik eşleniğidir ve cinnî bir oluşumdur. yani cini uzakta aramayın! insan bir vechesiyle “cinin” ta kendisidir.
bu cin yapı/nefs, kuran’da da işaret edildiği üzere, insana secdeden imtina eder yani insan terkibi içinde bir ayrık otu gibidir ve sürekli muhalefet eder. bütün bozuk düşünceler, vesveseler, kuruntular, evhamlar, korkular hep bu cinin telkinlerinden ibarettir. nevrozlar, kompleksler, çeşit çeşit psikolojik hastalıkların sebebi işte bu cin’dir.
bu cinni yapı ancak cebren ve şiddet kullanarak(tasavvufi usullerle) secdeye zorlanabilir ki, bu minvalde son peygamber aynen şöyle bildirmiştir:
“sizlerden hiçbiriniz müstesna olmamak üzere, her birinizin kendisinden ayrılmayan bir şeytanı vardır” buyurdu.
bunun üzerine ashab: “ey Allah’ın elçisi, buna sen de dahil misin?”
“evet, fakat yüce Allah bana yardım etti de, benim şeytanım müslüman oldu, artık bana sadece hayır ve iyilikle emreder”
