Ben güzele güzel demem, içi güzel olmadıkça.
peki iç güzelliği nedir?
bir takım şekil ölçülerine, toplumda “iyi” diye bilinen normlara uygunluk mudur?
japonlar da dıştan çok nazik görünürler ama hepsinin içinde bir canavar yatar.
size garanti veriyorum ki, o “çok güzel” diye hayranlıkla baktığınız kadınların içlerini görebilseydiniz korku ve dehşetle kaçışırdınız.
insanın fizik bedenine paralel olarak bir de dalga yapılı spritüel bedeni vardır. bu bedenin titreşim frekansı hangi hayvanınki ile eşleşiyorsa, kişi o hayvanın mertebesinde ve ahlakındadır. klasik tasavvuf lisanıyla söylersek “nefsi” o hayvanın suretindedir. rüyada veya keşifte o hayvan zuhur eder. mesela Allah’ın yasaklarını umursamayan, zevkle çiğneyenlerin nefsi domuz suretindedir.
bunun gibi ahlakına göre insanlar çeşit çeşit hayvanlar suretindedirler. kimisi yılan, kimisi çiyan, kimisi akrep…
55 kiloluk bir akrebe veya örümceğe veya yılana sarıldığınızı düşünün. işte siz, her gün bunu yapıyorsunuz.
spritüel bedeni de insan suretinde olanlar pek azdır.
diğer yandan, aşk yalnızca insanlara özgüdür. hayvanlar yalnızca hormonlarının sevk etmesiyle üreme faaliyetinde bulunurlar.
ne mutlu içi de insan olanlara. onlar iman ve marifetullah sahipleridir.
Çok Güzel Bir Kadın Olmak

