Çok konuşmak, ruh için bir nevi kirliliktir ve fikri dağıtır. bunun zıddı olan ve riyâzetin(nefse karşı mücaadele) önemli bir saç ayağı konumunda bulunan az konuşmak veya sessizlik ise fikrin derinleşmesine, ruhun güçlenmesine vesile olmaktadır.
sükût, şuuru kelimelerden, kavramlardan, sembollerden ve formüllerden daha öte bir gerçekliğe yükseltir. dilin zihin üstündeki sultasını kırar ve bizim iç ve dış gerçekliği tecrübe etmemize imkân verir.
zihin içinde cereyan eden iç konuşmalar da “çok konuşmaya” dahildir. onları da faydalı ve tefekküre dönük eserler okuyarak bağlamak gerekir. en azından faydalı film vs. ile…
