Demokrasi birileri istiyor diye gelmez. birilerinin iyi niyetine de bağlı değildir. demokrasi denilen rejimin altyapısı sanayileşmiş bir toplumdur. bir ülkenin milli gelirinin çoğu sanayi, ticaret ve hizmetlerden geliyorsa ve bu oran ne kadar yüksekse, o ülke o kadar gelişmiş demektir.
sanayi toplumunun yapısı farklı çıkarların farklı partiler tarafından temsilini, neticede parlementer demokrasi dediğimiz rejimi ortaya çıkarır. tarım toplumu, yani milli gelirin çoğunun tarımdan elde edildiği bir yapıda bu söz konusu olamaz çünkü orada toplum kabaca iki sınıftan oluşur. seçkinler ve köylüler. seçkinler askeri, iktisadi ve siyasi gücü tekelinde bulundururlar. kendi aralarındaki çatışmalar hizipçilik seviyesinden öteye gidemez dolayısıyla böyle bir yapı ancak tek parti üretir. zoraki çok parti uygulamasına giderseniz kan gövdeyi götürür. tekrar tek parti temayülü doğar.
unutmadan bir şey daha belirteyim. bir tarım toplumu, taklit yoluyla sanayileşmiş toplumların üst yapı kurumlarını, kültürünü, hayat tarzını, modernleşme adına kopya ederse, bu kesinlikle ve kesinlikle (üstüne basa basa söylüyorum) suretten, kupkuru şekilden öteye gitmez.
