Dinin âfâkî, objektif, dış aleme ait tanımı: din, evrensel düzenin kurallarıdır. insan aklının keşfettiği maddeye dair kurallar da ondan bir şubedir. ancak bu keşifler buzdağının görünen ucu mesabesinde kalırlar. insan aklı, tümevarım yöntemiyle evrensel kuralları keşfetmeye çalışırken, peygamberler tümdengelimle bu kuralları icmalen-topluca ve öz olarak- insanlığa sunarlar. son derece yüksek hakikatlerin toprak seviyesine indirgenmesi yoğun bir mecaz, metafor, benzetme ve misallerin kullanımını veya ibret için kıssaların anlatımını gerektirir. mecaz ve sembol dili, tümdengelim yönteminin zorunlu bir üslubudur.
dinin enfüsi, subjektif, iç aleme ait tanımı: din, insanın dünya görüşü, evreni ve kendisini değerlendirirken sahip olduğu zihni çerçeve ve paradigmadır.
…
dinin dış alem tanımını şu ayetleri dikkatli olarak incelersek görebiliriz:
“o halde yüzünü, Allah’ı birleyerek dine, insanları üzerine yaratmış olduğu Allah’ın fıtratına doğrult. Allah’ın yaratışında değişiklik bulunmaz. dosdoğru din işte budur. fakat insanların çoğu bilmezler.” (rum 30)
“bu süregelen sünnetullâh’tır! sünnetullâh’ta asla değişme bulamazsın!” (fetih 23)
sünnetullah = evrensel düzenin kuralları.
…
dinin iç alem tanımı da şu ayette geçmektedir:
“Allah, size açıklayarak anlatmak, sizi sizden öncekilerin sünnetlerine iletmek ve tevbelerinizi kabul etmek ister. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (nisa 26)
sizden öncekilerin sünnetleri = sizden önceki iyilerin yolları, yöntemleri, algıları, hayat tarzları.
