Site icon İsnetus

Din 5

sun and man

Daha önce pek çok makalede işlediğimiz gibi din denince aklımıza gelmesi gereken, evrensel düzenin kurallarıdır; yani sünnetullah bilgisidir.

batının bilimi dahi, sünnetullah bilgisinden bir şubedir. düşünün insan bilim adlı yöntem ile kısmen ve şeklen bile olsa sünnetullaha uyumlu davranınca ne kadar ihya oluyor…ya zâhiriyle bâtınıyla çok daha büyük bir uyum yakalamamızın bir yolu olsaydı?

bilim tümevarım yöntemi ile iş görüyor. parçadan bütüne gitmeye çalışıyor. ancak bu yolla bütünün bilgisine ulaşmak imkansızdır. sonsuz olan o yolu kat edip bitirmek mümkün değildir.

Peygamberler ve onların varisi olan insan-ı kamil’ler ise bütünün bilgisine tek anda mazhar olurlar. hakikat onların kalbine tek anda tenezzül eder. yine hakikat onlara tâbî olanların kalbine de yansıma yoluyla gelecektir. inkar edenler ise mahrum kalacaktır. güneşe tutulmuş parlak bir ayna düşünün. o aynaya güneş gelip yerleşir, oturur(yere göğe sığmam, ama mümin kulumun kalbine sığarım). o aynaya yüzünü çeviren diğer aynalar dahi güneşin bir kopyasına, suretine mazhar olmakla şereflenirler.

işte ele geçen o güneş sureti imandır, saf hakikattir, bütünün bilgisidir. artık bütüne sahip olan kişinin geri kalan ömründe yapması gereken, icmali olanı tafsile çıkarmaktır; yani toplu ve öz olan bilgiyi, ayrıntılı hale getirmek ve maddeye yansıtıp somutlaştırmaktır.

bizimkiler ışığa gem vurur da binerler
yerden göğe çıkmazlar, gökten yere inerler

evet meselenin teorisi böyle; ancak pratiği maalesef bambaşka. pratikte Peygamber ile aramıza zaman ve mekan farkı girdiği için bütünün bilgisine mazhar olamıyoruz. tüm sıkıntımız bu aslında…yoksa rivayetlerle, kitabi bilgilerle, kalplerde kalmış minik pırıltılarla falan bu iş olmuyor; olsa da cüzi bir faydadan öteye gidemiyor.

ihsan-ı ilahi…

lütfu ilahi…

mevhibe…

onu bekliyoruz.

hakikat güneşi yeryüzüne tenezzül etsin diye gözlüyoruz. pek çok kimse bu ihtiyacı duysa… yalvarsa…belki…

yoksa yok…

isnetus 26.10.2020 10:15 ~ 10:50

Exit mobile version