Site icon İsnetus

Din 7

İki tane din var.

birincisi “din” denildiğinde herkes ne anlıyorsa o…

ikincisi ise dinin gerçeğidir ki, evrensel düzenin kurallarıdır. hem maddi, hem spiritüel, hem de nur boyutunun geçerli ve yürürlükte mekanizması ve onun işleyiş kurallarıdır.

“ben dinsizim, ateistim” falan demekle kimse dinden, yani evrensel düzenin işlemekte olan kurallarından müstağni olamaz. din bu anlamda canlı canlı yaşanan bir şeydir; bilgi veya değişik değişik kabullenimler değildir.

birinci anlamdaki dinin kökeni, hakikatin toplumu düzenlemek için döneme özgü verdiği bir tür hukuki yapı idi; hakikatin indiği dönemde, indiği şartlara göre belli bir şekil alması idi. ancak hem zamanın hızla değişmesi, hem de siyasi güç sahiplerinin istismarı sonucu, din bir ideolojik hegemonya aracına dönüştü. nitekim ortaçağda bu gerçeği net olarak görebilirdiniz. resmi ideoloji dışına çıkanlar en ağır şekilde ceza görürlerdi; yakılırlar veya görülmedik zulümlerle öldürülürlerdi.

kısacası birinci anlamdaki dini, yani büyük ölçüde siyasi hegemonya aracı olması için üretilmiş bir öğretiyi kabul etsen ne olur, reddetsen ne olur ki! eski devirlerde olsaydık, kabul edenler iyi vatandaş olurlar, reddedenler de sapkınlıkla suçlanır ve canları malları tehlikeye girerdi. bu devirde ise onun da hükmü kalmadı artık. zira toplumsal düzen için üretilmiş kurallar farklı bir mecrada ilerlemekte.

meselemizin toplumsal kısmı karışık olmakla birlikte kişisel yönü nettir. hiçbir öğretiyi benimsemek, aklen kabul etmek seni kişisel planda otomatikman evrensel düzenle uyumu yakalamış yüksek şuur sahibi yapmaz. onun için vicdanın ile uyumlu bir yaşantıya kavuşmak zorundasın. vicdan bizim en özümüzdeki hassas bir ölçü cihazıdır ki, sürekli evrensel düzenle uyum denetimi yapar. ters düşüldüğünde alarm verir. ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki, çoğu insan toplumdan edindiği değer yargılarını vicdan zanneder; bu doğru değildir. vicdan, çok daha özde ve gizli meleki bir sestir.

evrensel düzenin kurallarına aykırı ve vicdanına ters iş yaptıysan iç aleminde ateşi tutuşturdun demektir. artık cehennem seni içten içe yakmaya başlamıştır. o işlediğin suçtan dönünceye ve vicdanını teskin edecek miktarda telafi edici fiiller yapana dek yanmaya devam edersin.

evrensel düzen seni altbeyninden yakalamıştır. her etkine karşılık mutlaka bir tepki üretir ve onun elinden kurtulman mümkün değildir:

“hayır hayır, o tuttuğu yoldan vazgeçmezse, onu perçeminden tutup ateşe sürükleyeceğiz” (alak 15)

ister dinli ol, ister dinsiz; ister ateist ol ister agnostik; senin toplumsal kategori olarak üstbeynin ile seçtiğin ve günümüzde toplumsal kamplaşmalardan başka pek de bir işe yaramayan ideolojik hegemonya araçları, evrensel düzenin hiç umurunda değildir. o kendisine uyumlu olup olmadığına bakar ve sana ona göre davranır.

not: arkadaşlar bu yazıda kolay anlaşılması için bazı gerçekleri öne çıkardım. bazılarını ise işlemek için fırsat kalmadı. olayın başka boyutları da var elbet. her yazıda fili bütünüyle göstermek mümkün olmuyor. kimi zaman filin yelken gibi kulaklarından, kim zaman da hortumundan bahsetmek durumunda kalıyorum. sözün limitleri var çünkü…

isnetus 05.10.2021 11:27

Exit mobile version