Site icon İsnetus

Dinlerin Tek Dayanak Noktası

Alternatiflerinin yani yapma din olan ideolojilerin yaraya derman olamamasıdır. o çok meşhur pozitivist zihniyet bizlere ne teklif ediyor? koskoca kainat kendi kendine oluştu, dünya tesadüfen organik canlıların zuhuru için gerekli iklim vs. şartlara malik idi dolayısıyla tek hücreli yaratıklardan evrim yoluyla insan türedi.

insanın hiç bir özelliği yoktur, bugün var yarın yok. tabiatın diğer canlıları gibi doğar, büyür, ürer sonra da yok olur. öldün her şey bitti. bütün sevdiklerin seni terk edecek ve yokluk çukuruna atılacak. bir müddet sonra sen de aynı şekilde yok olacaksın…vs…

burada çizilen tablo o kadar karanlık ki hiç bir insanın buna çıldırmadan tahammül edebilmesi mümkün değil. bir kimse gerçekten buna inansa ne yemek yiyebilir, ne su içebilir, az zamanda helak olup gider. peki niye çıldırmıyorlar? çünkü içlerinde ebediyet duygusu saklı. aslında bu bile hakikate işaret ediyor ve dinlerin bize bildirilerine vicdani bir delildir.

ancak inkarcıdaki ebediyet duygusu bozuk inancı sebebiyle çarpık bir durumdadır. her ne kadar lafta “hepimiz bir gün öleceğiz” dese de aslında dünyaya kazık çaktığı hissiyatındadır. ölümün ne olduğunu ancak onun soğuk nefesini ensesinde hissettiğinde anlar ama o zaman da iş işten geçmiş olur. bunu nerden mi biliyorum? çünkü o hali bizzat yaşadım. korkutmak gibi olmasın ama ölüm dehşetli bir hadise.

o yüzden islamın temel ölçülerini doğru öğrenip iyi ameller yapmak gerek aksi takdirde öteki tarafta çok sıkıntı çekeriz. bilindiği gibi insan ölünce organik bedeni dağılır ama geriye “nefs beden” ve “ruh beden” kalır.

“nefs beden” maddenin latif bir formudur. yapısını tam olarak bilemesek de enerji türünden bir şey olduğunu tahmin ediyorum. tasavvufi kaynaklarda “zulmani bir buhar” tabiriyle kendisinden bahsedilmektedir. ruh ise madde ötesidir ve nuranidir.

nefs beden öldükten sonra bir müddet bedene bağlı kalmaktadır. sonra dünyada iken yaptığı çalışmalara göre ait olduğu latif madde tabakalarına inmektedir. sonra bir tür rüya alemine veya matrix’e girer. ancak gördüğü rüyalar tamamen dünyada edindiği ahlaka göre değişir. kabus olabileceği gibi keyifli rüyalar da olabilir. kuran, namaz veya zikirden elde edilen nur o alemin geçer akçesi ve parasıdır. paran miktarınca güzel rüyalar görürsün. yoksa sefilleri oynarsın.

rüya derken yanlış anlaşılmasın. görene göre onlar tamamen somut gerçekliktir. dünya hayatının da bir tür rüya olduğunu hemen hatırlatayım. bu mahşerde toplanıncaya kadar devam eder. mahşer meydanında bambaşka bir alemde o aleme özgü yeni bir bedenle diriltiliriz ve hesaba çekiliriz.

işte dinin dayanak noktası. bana nerden gelip nereye gideceğimi ve ne yapmam gerektiğini izah ediyor. var mı ötesi?

isnetus 10.08.2013 15:54

Exit mobile version