Site icon İsnetus

Doğal Afetlerin İlahi Ceza Olarak Yorumlanması 1

mananduniverce

Kişinin hayatında karşısına çıkan olumlu veya olumsuz addettiği tüm olaylar onun bilinç içeriğinin dış plana dökülmesi ve taşması sonucu ortaya çıkarlar. faraza insan bilinç olarak tertemiz olsaydı, ilahi gazaba uğramaz ve başına bela veya musibetler gelmezdi.

ancak bu noktada başka bir durum daha vardır. dünya bilincin gelişim okuludur. bir kimse nefsini arındırıp tam temizliğe ulaşmış olsa bile, yine de dünya ortamında değişik sıkıntılarla karşı karşıya kalması kaçınılmazdır. zira kişi dünyayı terk ettikten sonra artık bilincin yükselişi mümkün olmaz. bu nedenle kişi henüz dünyada iken olabildiğince üst bilinç derecelerine çıkabilmesi için antitezlerle karşı karşıya getirilir. bu tür olaylar ilahi gazap kapsamında değildir. dışı celal ama içi ve hakikati cemaldir.

doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizler, enflasyon ve toplumların karşı karşıya kaldığı her türden olaylar ve musibetler dahi toplumların bilincinin veya insanlık bilincinin dış aleme yansıması sonucu gerçekleşirler.

bilimperestler bu noktada hemen itiraz edecek ve “tektonik plakalar milyonlarca yıldır hareket halindedir. bunların kırılma anının senin yaşadığın döneme denk gelmesinin ilahi gazapla ne ilgisi olabilir. bu tamamen tesadüftür ve hiçbir anlamı yoktur” diyeceklerdir veya “senin ekonomin doğru yönetilmiyorsa, bütçe açıkları verip para basıyor ve enflasyonu azdırıyorsan, bunun tanrı ile ne ilgisi olabilir” şeklinde karşı argüman üreteceklerdir.

hani “yarım doktor candan eder” derler ya, bilimperestler de öyledir. zaman mekan kayıtları senin için var dostum. sonsuz sınırsız bir bilinç, yani mutlak bilinç için bu türden sınırlandırmalar söz konusu olamaz. o, tek bir an içinde her şeyi bilir, takdir eder, gerçekleştirir. bir karıncanın ağaçtan düşmesi bile tesadüf değildir. o’nun hikmeti ve adaleti neticesidir. evren en başından sonuna kadar tüm içeriğiyle o’nun nazarından kaçamaz. hepsini mutlak bir adalet ve hikmet içinde çekip çevirir.

bakın bu izahta daha nedensellik zincirini tüketmedik bile. direkt son halkaya atladık ve mutlak faile ulaştık. oysa depremlerin ve her türden olayların zincirin son halkasına ulaşmadan önce daha nice ara halkaları vardır. maddeyi elektromanyetik alanların yönetmesi, tüm varlıkların elektromanyetik alanlarının sürekli etkileşim içinde olması(yıldızlar, galaksiler, insan ve toplumlar dahil) ve son olarak o alanların melekût yani nur boyutundan varlıklar tarafından yönetilmesi gibi…

ancak sonuç hep aynıdır. ister nedensellik zincirini sırasıyla takip edelim, isterse de direkt son halkaya atlayalım, sonuç değişmez. mutlak bilinç ve mutlak fail her işi tek başına çekip çevirir. o’nun için küçük-büyük ve karmaşık-basit farkı yoktur. hepsini aynı kolaylıkla yapar. kum tanesini çevirdiği kolaylıkla galaksileri de çevirir. zaman kaydında değildir. zira zaman dahi o’nun yaratma sürecinin bir unsurudur. tüm olayları ve tüm anlamları eşzamanlı kılmak o’na kolaydır.

her ne kadar senin nazarın tüm bu hikmetleri görecek keskinlikten çok uzak olsa da ey bilimperest!

isnetus 05.02.2025 13:42 ~ 14:09

Exit mobile version