İnsan farkında olmaksızın bilinçaltından, tıpkı bir radyo istasyonu gibi, tüm evrene sürekli yayın yapar. her insandan belirli manalarla yüklü enerji dalgaları evrene her daim fevc fevc yayılmaktadır. bu işlem aynı zamanda tüm insanlığı birbirine bağlayan kablosuz bir şebeke gibidir. dalga frekansı aynı veya yakın olanlar birbirleri ile görünmez bir iletişim içine girerler. insan bu iletişimi ancak sezgisel seviyede algılayabilir. kişi çoğu zaman bu iletişimin bilinç düzeyinde farkında olamaz.
bilinçaltı yayınının mekanizmasına dair çok şey söylenebilir elbet; ama asıl meselemize yani işin dua kısmına gelelim: evet, bilinçaltından yaptığımız bu daimi yayın aynı zamanda bizim duamızdır. ellerimizi kaldırıp sözlü olarak yaptığımız dua, bilinçaltı duasının yanında neredeyse hükümsüz kalır.
bu belalar, felaketler niçin başımıza geldi?
çünkü onların hepsini sen kendin talep ettin; istemediğin şey sana verilmez. bilinç düzeyinde korteksinden kaynaklanan ve dilinin ucuyla yaptığın sözde dualardan bahsetmiyoruz tabii ki; bilinçaltından yaptığın daimi, ısrarlı ve hakiki dualardan bahsediyoruz.
o yüzden tasavvufta kalbin tasfiyesi namıyla bilinen bilinçaltı arındırma işlemi, bir kişinin hayatında yapıp yapabileceği en önemli ve en değerli iştir; böylece kişi kirli bir bilinçaltının yol açacağı tüm olumsuz durumlardan felah bulmuş olur; zira bir bilinçaltı, kirliliği ölçüsünce evrene sürekli olarak negatif yayın yapar; evren de işleyişi gereği o yayını somutlaştırıp ona iade eder. anlayacağınız üzere, negatif yayın aslında kişinin kendine beddua etmesidir.
arınmış bir bilinçaltı ise daimi olarak evrene pozitif dalgalar gönderir. kurttan kuşa kadar ne kadar mahlukat varsa, o pozitif dalgalardan istifade ederler. onların bu olumlu etkilenimleri bir tür memnuniyettir; yani o dalgaların sahibinden hoşnut olurlar, onu severler ve de ona mukabil duada bulunurlar diyebiliriz.
“gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.”(duhan 29) (yer ve gök, negatif yayın yapanın ölümüyle seviniyor, pozitif yayın yapanın ölümüyle ise üzülüp arkasından ağlıyor)
iyiliğin karşılığı iyiliktir. sonuçta evren, o pozitif yayını kat kat güçlendirerek sahibine iade eder. işte bu da duanın kabul olmasıdır. ister inanın ister inanmayın, pozitif yayın sahibinin canı erik çekse, o bile derhal işleme alınır ve kısa sürede ona erik gönderilir. bir de bakar ki, kapısı çalınmış; bir dost elinde erik poşetiyle ziyarete gelmiş.
sonuç: insan hayatı tümüyle duadan ibarettir.

