Tıpkı gözü dükkânın vitrin camına takılıp da, içeriyi göremeyen ama dükkâna yaklaştığı (kurbiyyet kesbettiği) zaman da içeriyi görüp camekânı görmekten yoksun olan kişi gibi, insan da bu alemin a’râzına (kesret’e, görünürdeki çokluğa) takıldığı zaman hakkın zât’ını ve zât’a kurbiyyet kesbettiğinde de a’râzı(zahirdeki çokluğu) göremez. hakîm kimse odur ki istediği zaman idrâkine kesret’i, istediği zaman da idrâkine vahdet’i hâkim kıldırabilsin.
(ahmet yüksel özemre)
