Düşünceler zayıf birer fiildirler; fiiller zahire çıkacak kadar güçlenmiş düşüncelerdir.
düşünceler sürekli işlenir, tekrar edilir ve yeteri kadar üstünde durulursa, zahir plana çıkacak gücü toplamayı başarırlar.
hatırlanmayan, tekrar edilmeyen, üstünde durulmayan düşünceler gün geçtikçe solarlar, sonunda yok olurlar. işte bu hakikate istinaden negatif düşüncelerin (vesveselerin) üzerinde durmuyoruz. hatta onlara bırakın karşı çıkmayı, cevap dahi vermiyoruz. zira karşı çıkmak, cevap vermek bile bir tür ilgilenmek ve üzerinde durmak işlemi olduğu için onlara güç verecektir. böylece güçleri nispetinde negatif yayın yaparlar yani bir nevi sürekli bize bedduada bulunurlar. yeterince güç toplamayı başarırlarsa da günahlar ve haramlar olarak fiil düzeyine çıkarlar. bunlar fiil olduğu için kendimize etmiş olduğumuz büyük beddualar hükmündedirler; çünkü en güçlü dua, fiili olan duadır. sonuçta da bunlar geri besleme yoluyla düşünceyi çok daha olumsuz yönlere kaydırırlar; yani vesvesenin yoğunluğu artmış olur ve kısır döngüye kapılıp battıkça batar hale geliriz.
bu mekanizmayı aynıyla olumlu yönde de istihdam edebiliriz. zaten düzenli ve disiplinli mesnevi okumaları yapmamız bu mekanizmayı müspet yönde kullanmak içindir. yine aynı nedenle, bilinçaltı kirli kimselerin yazdıkları kitaplar okunmamalıdır. zira bunlar bizim bilinçaltımıza şer tohumları ekerler. bestseller romanlar, hikayeler okumak , abuk sabuk tv dizileri seyretmek tahrip edicidir.
not: dikkat ederseniz aslında hiçbir şey birbirinden kopuk değil; hayatımız hepsi birbirine bağlı dua denilen iç içe süreçlerden oluşuyor.
