Kişi “ekmek aslanın ağzında” türünden düşünceleri benimserse, kendi ayağına sıkmış olur. zira evren denilen ilahi esmalar mekanizması, kişiye sahip olduğu itikat ve zanları üzere muamele eder. bumerang yasası gereği ne tür bilinç içeriği üretir ve evrene salarsan, o yayın zaman içinde sana geri döndürülür.
para kazanmanın çok zor olduğu inancı kalbinde(altbeyninde) yerleşmişse, hayat artık senin için zorlu geçecektir. oysa rabbin kerîm(ihsanı çok, bol bol veren), cevâd(cömert) esmalarına iman etmiş olsaydın, o zaman muamelen farklı olurdu. ezelde sana tahsis edilmiş olan rızkın, sana en kolay yoldan gönderilirdi.
her ne kadar maddeye kısıtlı kalmış nazara göre kaynaklar sınırlı gibi görünse de, gerçekte kaynakların kıt olması söz konusu değildir. bilakis allah ganî’dir, yani zengindir. o’nun maddi manevi hazinelerinin ucu bucağı yoktur(mesela toryum reaktörü geliştirilebilmiş olsaydı, sudan ucuza ve sınırsız elektrik üretimi söz konusu olurdu. öyle bir nimet dahi hakkın ihsanıdır).
insan gerek bireysel gerekse de toplumsal planda hırs, inançsızlık ve maddeye aşırı düşkünlükle kendi kendini bloke etmekte, sonrasında da kıt kaynaklar için diğer insanlarla mücadeleye girmek zorunda kalmaktadır.
ne yazık ki çoğu insan bu şekilde inanmaya devam edecek ve bu düzen böyle sürecektir; ama en azından bizler kişisel planda işin doğrusunu bilip onu her vesile ile tekrar ederek kalbimize(altbeynimize) indirebilirsek, allah hakkında hüsnüzan etmenin ödülünü alırız.

