Madde varlığın en kaba ve düşük titreşimli bölümüdür. şuur maddeye bağlanırsa nefsin titreşimi düşme eğilimine girer. maddiyata bağlılık sıcak hava balonundaki kum torbaları gibi ağırlık etkisi yapar şuur üzerinde.
cennetler ise arşa yakın olan çok yüksek titreşime sahip olan boyutlardır. hatta cennetlerin tavanı arştır. arş ise mananın maddeye dönüşüm çizgisidir. kısacası şuur maddiyat ile yüklü iken nefsin titreşimini yükseltmek ve cennetlere uçmak daha zordur. sırtında ağır yükle evereste tırmanmaya çalışanın işi yüksüz olana göre elbette daha zordur.
ancak o söz öncelikle sahabeye yönelik olarak söylenmiştir. nübüvvet nurları ile haşır neşir olmalarına rağmen durum budur. başka devrin zayıf imanlı müslümanları için ise durum çok daha vahimdir. zira çoğu zaman maddiyat ilgisi ve sevgisi kişiyi varlığın en alt ve düşük titreşimine sahip cehennem boyutlarına adeta kurşun gibi çökertir.
hadisleri işine geldiği gibi ve bağlamsız olarak yorumlayıp “ahir zamanda müslümanın hayırlısı zengin olanıdır” diyerek maddiyata gark olmanın altyapısını oluşturan şahıslara da inanmayınız. rızkın hayırlısı kâfi(yeter miktarda) olanıdır.
