Daha önce bu makale’de (bkz: #66243466) imam-ı gazali hazretlerinin fıkıh tanımını öğrenmiş onun fıkıhdan anladığının fehm=anlayış olduğunu görmüştük.
abdülkadir geylani hazretleri de bu konuda güzel bir izah yapmış:
“hızla esasa gel, temele koş. temeli sağlamlaştırdığın an, binayı yapmaya koyul. temel fıkıhdır.
fıkıh dedimse bundan maksadım ilmihal ve fıkıh kitaplarında yazılan, bedenle ve zahirle ilgili fıkıh değildir. bilakis, kalp fıkhıdır. kalp fıkhı, seni allah’a yaklaştırır. zahirle ve bedenle ilgili fıkıh ise halka yakınlaştırır, hükümdarlara ve devlet ileri gelenlerine yakınlaştırır “
fıkıh veya fehm(anlayış) kavramlarının günümüz dilindeki karşılığı şuurdur diyebiliriz sanırım. hatta şuura, niyet bahsini bile dahil edebiliriz.
bu noktada kişinin şuur seviyesi ne kadar düşükse niyeti de o kadar bozuk olacaktır. şuur seviyesi yükseldikçe niyet de temize çıkmaya başlayacaktır.
çoğu kimsenin zannının aksine niyet dille beyan edilen üç beş kelimeden ibaret değildir ve kesinlikle genel şuur seviyesine tâbîdir. gazali hazretleri ihyada niyet bahsinde bunu net olarak belirtmiştir.
