Site icon İsnetus

Hakikat Ve Suret 2

Suret: aklın yani korteksin(üst beyin, beyin zarı) hakikatleri bilgi formunda idrak etmesidir. çok açıktır ki, bilgi ile bilinen aynı şeyler değildir. bilgi, nesnel gerçekliğin bizim beynimizdeki bilgi ve kelimelerden oluşan bir yansımasıdır. düşünce dahi kelimelerle ifade olunan gerçekliğin üzerinde, yine kelimeler ve kavramlarla yapılan bir kıyaslama ve çıkarım faaliyetidir. ateş kelimesi ile ateş farklı şeylerdir. su kelimesi ile h2o moleküllerinin ifade ve işaret hariç hiçbir alakası yoktur. bu açıdan su kelimesi suret, onun işaret ettiği h2o molekülleri ise hakikattir.

hakikat: dışımızdaki gerçekliğin bilgi şeklinde değil de yaşantı şeklinde algılanmasıdır. bunun enstrümanı da alt beynimizdir; yani memeli ve sürüngen beyinlerimizdir. altbeyni geliştirmenin yöntemlerini bizlere peygamberler ve evliyalar açıklamışlardır. onların yöntemlerini bizler de uyguladığımızda, memeli ve sürüngen beyinlerimizin titreşim frekansını yükseltmeye başlarız. yükselişin her kademesinde algımız biraz daha genişler. eştitreşimli hale geldiğimiz boyut önceden bize saklı iken şimdi bize görünür olacaktır. böylece düşük titreşimli alt beyin sahiplerinin göremediklerini görmeye ve sezemediklerini sezmeye başlarız. söz gelimi sürüngen beynini kuşların frekansına çıkartmayı başaran kimse melekleri görebilir veya sezebilir hale gelecektir. horozlar dahil pek çok kuş, melekleri görebilecek kadar yüksek titreşim frekansına sahiptirler.

titreşim frekansı belli değerleri geçince evren ve içindekilerle bilinç ortaklığı dahi başlayacaktır. nihai aşamalarda ise evrenin mutlak bilincine yakınlık sağlamak söz konusu olacaktır. elbette bunlar hep yaşantı şeklindedir; korteksin suret neviinden bilgilenmesi değildir. o yüzden hepsi hakikattir ve insanı topyekün dönüştürür. üstün ahlak sahibi yapar ve olgunluk kazandırır. korteksin suret bilgisi ise felsefedir ve insanda pek fazla bir ahlaki dönüşüme neden olmaz. hatta kimi açılardan daha da geriye gitmesine neden olabilir.

hakikat ve suretin bir de nihai örneği vardır ki, o da insan ve Allah’tır. insan daha doğrusu insan-ı kamil, “suret” ise, Allah da o suretin “hakikatidir”. bu nedenle insan hakkın aynadaki görüntüsü gibidir. zaten bu yüzden ona halife(vekaleten temsil eden) denmiştir ve yine bu yüzden vahdet-i vücud bir sarhoşluk bilgisidir ve doğru değildir. aynadaki görüntü ile görüntünün sahibi farklıdır. asıl ile gölgenin farklı olması gibi…

isnetus 10.05.2021 19:31 

Exit mobile version