Site icon İsnetus

Hamd

Hamd yani tüm övgüler niçin Allah’a mahsustur?

bir ayna düşünün! mukabilindeki tüm varlıkların görüntüsü aynada teşekkül eder. ayna o varlıkların hiçbirinin asli sahibi değildir; suretlerine sahipmiş gibi görünür; ama o suretlerin dahi sahipliği ârızi ve geçicidir. dolayısıyla aslında o noktada bile sahiplik yoktur; emanetçilik vardır.

“mümin, müminin aynasıdır”; bu bizde temel ölçülerden biridir.

bu ifadedeki birinci “mümin” lafzı Allah’ın isimlerinden biridir yani Allah’a işaret eder. ikinci “mümin” lafzı ise iman etmiş insana gönderme yapar. bu durumda anlam, “iman etmiş insan, Allah’ın aynasıdır” şeklinde olur. Allah’ın insanı yeryüzündeki halifesi(temsilcisi) olarak yaratması da paralel bir manadır.

Allah’a ayna olmaktan kasıt, aynanın onun tüm isimlerini ve en son mertebede de zatını yansıtması itibariyledir. güneşe tutulmuş bir aynada, güneş ışıklarının yedi rengi tezahür eder; hatta ve hatta, güneşin bizzat kendisinin tam bir misali aynada tecessüm eder. kainat ise Allah’ın zatını yansıtma kabiliyetini haiz değildir; sadece ilahi isimleri(renkleri) gösterebilir. bu durumda kainat niceliksel büyüklüğüne rağmen insana nispetle alt kademede kalır. küçük bir çocuğun kocaman bir öküzü iple çekip götürebilmesi gibi, kainat dahi niteliksel üstünlüğü sebebiyle insanın emrine âmâdedir. bu noktada pek çok kimse yanılgıya düşer. insanın cürmüne bakıp devasa evren içinde karınca kadar önemsiz ve görünmez bir varlığı olduğunu düşünür. aynalık özelliği devam ettiği müddetçe(iman) insan altın, elmas kadar kıymetlidir; aynalık özelliği yok olduğunda ise(imandan kopmak) taştan topraktan daha değersiz konuma düşer. zira bir lamba ışık verdiği müddetçe bir değer ifade eder. patladığında artık herhangi bir değeri kalmamıştır ve en kısa sürede çöpü boylayacaktır. aynalık özelliğini yitiren insan da aynı şekilde değerini kaybeder ve kainatın çöplüğüne(cehenneme) atılır.

tüm bu izahlardan sonra sadede gelirsek, “hamd” manasının özü şudur: makrokosmos aynasında yani kainatta ve bilhassa da yeryüzünde gördüğümüz tüm güzellikler ilahi isimlerin maddede yansımasından ibarettir. mikrokosmos aynası olan insanda ise açığa çıkan tüm ilimler, güzel ahlak, şefkat, merhamet, cismani güzellikler, nimetlerin her çeşidi de yine ilahi isimlerin yansıyan ışıklarıdır. gayet net anlaşılacağı üzere hem insan hem de kainat tüm kemalatın yansıma yüzeyleridir ve o kemalatın asıl sahibi de alemlerin rabbıdır. dolayısıyla kim hangi noktada neyi takdir ederse, neyi güzel bulursa, neye hayran olursa aslında hepsi otomatikman allah’a yönlenir. o şahıs bundan gafil olsa bile yine de durum böyledir. özlü ifadesiyle “elhamdülillahi rabbil alemin-hamd(tüm övgüler) alemlerin rabbına mahsustur”.

isnetus 29.03.2018 12:22 ~ 12:40

Exit mobile version