“Aklın işlerinde beş duyu verilerinin dahli olmadığı gibi, nübüvvet meselelerinde de aklın dahli olmaz zira peygamberlik tavrı aklın ötesindedir” buyurmuş imam-ı rabbani hazretleri.
nübüvvet verilerinin aklın ötesinde olması onları akılla tahkik edemeyeceğimiz manasına gelmez. aklın bu tahkikine “tefekkür” denilir ki, hadis-i şerifte bir saatinin 80 yıllık nafile ibadete bedel olduğu belirtilmiştir.
burada başıboş değil, bağlı ve teslim olmuş bir akıl söz konusudur. pergelin bir ayağı saplı olduktan sonra diğer ayağı bütün dünyayı devr edebilir. böyle bir aklın bulgularına “hikmet” denilir ve hikmet mümin’in yitik malıdır. başıboş ve teslim olmamış bir aklın faaliyetine ise “felsefe” denilir. böyle bir akıl faaliyeti deccal ve bağlılarının nasibidir.
