Tasavvufta “fena” tabir edilen bir hâl vardır.
fena, iki veya daha çok insan arasında dahi mümkündür. yani o kimselerin ruh ve enerji bedenleri birbiri içinde erir ve hepsi bütünleşip tek bir yapı olur. her bir fert, tek bir üst yapının ayrı ayrı bedensel görünümleri haline gelir. birinin hissettiğini diğeri de hisseder(altbeyin olarak hisseder, bilinç düzeyine çıkması gerekmez). manevi boyutta kurulmuş bir şirkettir bu adeta.
böyle bir üst yapı karşısında fertlerin şansı yoktur. hem fertler hem de daha zayıf beşeri oluşumların o üst yapının güdümüne girmesi kaçınılmazdır.
söz gelimi peygamber efendimiz ve sahabesi öyleydiler. sahabenin çok kısa sürede bilinen dünyanın yarısını fethetmesinin sebebi buydu; çünkü her bir sahabi egosunu üst yapıda eritmiş ve bütünün parçası olmuştu.
böyle bir yapının ortaya çıkabilmesi için iki temel şart vardır:
1. merkez
2. egodan vazgeçmek
gerekli mana şemsiyesini sağlayacak çok yüksek bir bilinç sahibi kurucu merkez olmadan, böyle manevi bir tüzel kişilik oluşturulamaz. birinci şart yerine geldikten sonra da egosundan vazgeçemeyen, o şemsiyenin altına giremez.
“kardeşlik-brotherhood” denilen mananın hakikati işte budur.
“müslümanlar ancak kardeştir” ayetini herkes duymuştur. ortalıkta gezer böyle çok miktarda içi boşaltılmış kavramlar… günümüz müslümanları(!) kardeşlik kavramının yanından bile geçemez. bırakın birbirini boğazlamaya hazır ayrı ayrı grupları, aynı grup içindekiler bile kardeşlikten nasibini alamamışlardır; çünkü egoların çıkar için toplaştığı yapılardır hepsi.
peki eksik olan nedir?
eksik olan, yüksek bilinç sahibi merkezdir.
allah resulü (s.a.v.), buyurdu: “yemek yiyenlerin kaba üşüştükleri gibi insanların, size karşı birleşip üşüşmeleri yakındır.”
biri sordu: “acaba o zaman biz sayıca az mı olacağız?”
peygamber cevap verdi: “hayır, bilakis siz o zaman sayıca çok olacaksınız. fakat siz, selin sürüklediği çer çöp gibi dağınık olacaksınız. allah, düşmanlarınızın kalbinden, sizin korkunuzu çıkaracaktır. sizin kalplerinize de ‘vehn-gevşeklik’ atacaktır.”
‘vehn’ nedir ey allah’ın resulü? diye sorduklarında da şöyle buyurdu: “dünya sevgisi ve ölüm korkusu”. (kısacası düşük bilinçte kalmak, insanı ölümden kaçan dünya ehli haline getiriyor ve çer çöp seviyesinde değersiz ve güçsüz kılıyor)
(ebu davud)
not: ayet veya hadislerde işlenen pek çok konuyu bu entry’de anlatılan mesele bağlamında değerlendirirseniz, adeta lego gibi yerine oturduklarını ve net bir anlam kazandıklarını göreceksiniz.

