Site icon İsnetus

İnsanları Yargılamak

Benim şu hayatta idrakına vardığım en önemli inceliklerden birisi de “kimseyi yargılamamak ve kimseye karışmamak” prensibidir.

insanları yargılamak ve onlara karışmak ilkelliktir; hamlıktır.

hatta olay mevcut toplumsal değer yargılarına göre tüyler ürpertici de olsa, benim tavrım yine değişmezdi. küfür kıyamet şöyle dursun, kimseye “bu kadar da olmaz. böyle sapkınlık görülmemiştir vs..” gibi laflar dahi etmek istemem. her daim kalbimi nötr tutmaya çalışırım.

faraza davalara bakan bir hâkim bile olsaydım, önüme gelen davalara kalbimi hiç karıştırmadan, şekli hukuk kuralları gereğince hükmü verir geçerdim. kanuna göre işlenen suçlar şunlar; yine kanuna göre tahakkuk eden ceza şu…sıradaki…hepsi bu kadar…

malumunuz bir de müslümanlarda “emri bil maruf nehyi anil münker- iyiliği emretmek, kötülüğü nehyetmek” diye bir kural vardır. aklı kıt ve bilinçleri düşük bir kesim, bu ölçüyü ona buna müdahale etmek şeklinde uygulamaya kalkarlar ve sonucunda da bırakın herhangi bir başarı elde etmeyi, insanları iyice irrite eder, tepkiyle doldururlar.

halbuki şekle takılıp kalmak yerine manaya nüfuz edebilselerdi, günümüz dünyasında insanlara faydalı olmanın yolunun kaba saba müdahalelerden geçmediğini, bunun adam olmakla alakalı olduğunu anlarlardı.

esasen tek yapmamız gereken yüksek bilince ulaşmaktır. aydınlanmış bir insanın hiçbir şey yapmasına gerek yoktur. o zaten kendiliğinden çevresine ışık saçar. kapkara bir bilincin çevresine(güya düzeltmek için) müdahale etmesi ise tepki doğurmaktan ve direnç oluşturmaktan başka bir işe yaramaz.

insanları yargılamak bu işin ilk adımıdır ve bilinç planında gerçekleşir. sonrası ise zorunlu olarak çevreye müdahale ve dayatmalardır. bu nedenle şerri kaynağındayken boğmak en kolayıdır. o da kimseyi yargılamamaktır. yılanın başını küçükken ezmek gerekir.

diğer yandan mesele sadece bizdeki bilinç çarpıklığını düzeltmek de değildir. zira insan bilincinin kendine göre doğal bir işleyişi ve seyri vardır. o doğal akışa dışardan yapay bir müdahale, insanların gelişimini sekteye uğratır. katı diktatörlüklerde veya dogmatik katı gelenekçi çevrelerde insanların ilkel kalmasının sebebi budur. bırakın insanlar düşe kalka öğrensinler…kimseye dayatmalarda bulunmayın.

bu noktada toplumsal ve dini değer yargıları büyük ayak bağıdır. o zaman şöyle diyelim:

“ben insanım, insandan çıkan hiçbir şey beni şaşırtmaz”.

isnetus 14.01.2023 12:02 ~ 12:57

Exit mobile version