Site simgesi İsnetus

İrfan 2

”En anlayamadığımız, kabuğunu bir türlü kıramadığımız, duvağını asla kaldıramadığımız mefhumlardan birisi de irfân. şu “kültür” diye anlatmaya çalıştığımız nesne…

irfân, arşın veya okka hesabıyla bir şahsın yüklendiği kuru malûmat değil; sahibinde fikir ve ruh bünyesi hâline gelmiş bilgidir. gıdanın, döne dolaşa damarlarımızda kan hâline gelişi gibi…

kimse bize, kilerindeki erzakı gösterip o mikyasta kan sahibi olduğunu iddia edemez. kimse de kamûs ezberlemekle irfân sahibi olamaz. evet evet; irfân, bilgi sahibi olmaktan ziyâde, bilinen şeyler vasıtasıyla bilme hassasına ermektir. bilme hassasına eren, bilmediği şeylerin de bir nevî âlimi olur. nasıl ki parası olan, satın almadığı şeylerin de bir nevî mâliki sayılır.

demek ki, şu veya bu bilgi malından ziyâde, mallar arasında müşterek kıymet vâhidi(birimi) olan paraya, yâni ruh ve akıl kıvamına irfân demek lâzım… bütün bilgilerin kaynağı idrak çilesini çekmiş ve gerçek bir dünya görüşüne varmış her insan irfânlıdır. bunun içindir ki, üniversitelerde ve bilhassa mücerret ilim şubelerinde, talebe, bir şey öğrenmekten ziyâde, nasıl öğrenileceğini öğrenir. üniversite, öğrenme usulleri öğreten ocak olmak gerek. bir de bizimkileri düşünün!..”
(nfk)

isnetus 30.12.2017 11:40

Mobil sürümden çık