İslam dini haddizatında ne olursa olsun nihayetinde “insan” tarafından algılanmakta ve uygulanmaktadır. insan şuurunun seçici-geçirgen ve de devirlere, kültürlere ve çağlara göre değişken olduğunu hesaba katarsak, pratikte gördüğümüz islamın bir insan yorumu olduğunu anlarız. bir eğrilik görüyorsanız eksik hatta çürümüş anlayışları suçlayınız islamın kendisini değil. o gördüğünüz kir, aynaya aittir güneşe değil… zira, güneş bütün pisliklerden yücedir, ârîdir. 1400 yıldan beri katmerlenmiş pisliklerden, çürümüşlükten kurtulmamız için “anlayışı” yenilememiz gerekiyor. islama muhatap anlayışı… yani güneşe tutulmuş aynayı ki güneş o aynada bütün haşmetiyle zuhur etsin, aksetsin… eski aynayı yere çalın…
not: yanlış anlaşılmaya meydan vermemek için hemen belirteyim; “anlayışı yenilemek” herkesin yapacağı iş değildir. ilim ve ferasette ileri gitmiş mevlana, muhyiddin-i arabi, imam-ı gazali ve imam-ı rabbani gibi büyüklerin harcıdır…
İslam 1

