Herkes varsayılan bir özellik olarak kendini iyi insan zanneder.
kendisi iyidir, orası kesin de, diğer iyi insanları nasıl bulacak…
ne yazık ki, bu düşünce ham hayalden başka bir şey değildir.
insan kötüdür arkadaşlar. evet kötü.
gerekli şartları oluşturun, en iyi sandığınız insan size en büyük kötülükleri etmekten çekinmez. derinizi de yüzer, ciğerinizi de söker. iş sadece bir takım şartlanmaların kırılmasına bakar…
biz tasavvufta yolun başındaki insanı şeytanın vücut bulmuş hali olarak görürüz. emmare mertebesi diyoruz bu aşamaya.
bir emmare tabaklanmamış deri gibidir. yeni yüzülmüş bir deri düşünün. kanlı, dışkıya bulanmış, parazit dolu…işte emmare şuur mertebesindeki insan böyledir ve tasavvufi terbiyeden geçmemiş her insan emmaredir. zaten emmare tüm şiddetiyle kötülüğü emreden bilinç demektir.(emmare=emreden)
işin tuhafı şudur ki, emmare mertebesindeki insan kendini iyi olarak görür ve asla üzerine toz kondurmaz. ancak uzun ve çok yorucu tasavvufi çalışmalardan sonra levvame(kendini kınayan) bilinç aşamasın ulaşır. bu noktaya gelen kişi kendinin kötü olduğunu anlamış ve kabullenmiştir.
kişinin kendisinin kötü olduğunu anlamasını küçük bir şey sanmayın. devasa bir adımdır bu. kişi bu aşamada laf olsun diye değil gerçekten özeleştiri yapar ve kendini sorguya çeker. benim kanaatim odur ki, kendini hakkıyla sorguya çeken kişiyi Allah ahirette sorguya çekmeyecektir.
sonuç: tabaklanmamış her deri pistir. tasavvufi terbiyeden geçmemiş her insan kötüdür. karıncayı incitmeyen biri bile olsa yine kötüdür. bunu duymak belki hoşunuza gitmeyecek ama gerçekler bunlardır.
