Bir okuyucu rüyası:
“kendimi beyaz zeminli yüksek tavanlı kocaman bir salonda görüyorum. bana bir paket geliyor. salonda amcamla yengem de var. “aç bakalım neymiş?” diyorlar. açıyorum… koskocaman işlemeli, renkli taşlarla süslenmiş bir örtü olduğunu görüyorum. amcamlar, “kabe örtüsü bu, sana yollamışlar bu çok değerli” diyorlar. onların bakışını görünce, elimden almasınlar diye katlayıp kaldırıyorum.
sonra evdeyim… evdekiler bana, “kabe’ye bak örtüsü yok, sana göndermişler gerçekten” diyorlar. pencereden bakınca kabe’yi görüyorum. tam karşımda… o kadar yakın ki… iki adım mesafede. yanımda abim var ama o farkında değil kabe’nin yanında olduğumuzun. kabe; koyu kahverenginde, üzerinde altın işleme var, örtüsüz… örtüsünü gerçekten bana vermişler. o sırada da yağmur yağıyordu. ben kabe’nin üzerindeki altın işleme motiflere dalmışım, ne manaya geldiğini düşünüyordum. motifler çiçek desenli falan değildi ama bir mana taşıyormuş. bakarak anlamaya çalışırken uyandım”
Kabe 1

