Demokrasi denen rejimler yalnızca sanayi toplumlarında varlık bulabildiğinden son derece normal olan bir hadisedir. tarım toplumlarında köylü bir çoğunluk ve yönetici seçkin bir azınlık vardır. bu seçkin sınıfın da bir başı, efendisi olur. adına her ne derseniz deyin, büyük ölçüde mutlak bir güce sahiptir.
eski roma’daki cumhuriyet, zannedildiğinin aksine bir halk rejimi değildir. senato, büyük toprak sahiplerinden müteşekkildir. klasik feodal yapının bir bug’ı vardır. yerel beylerle(büyük toprak sahibi asillerle) merkezi iktidar arasında her daim amansız bir çekişme cereyan eder. roma cumhuriyeti de, bu çekişmeyi toprak sahibi asiller lehine çözümlemeyi amaçlamış bir yapıdır.
eski yunan kent devletlerindeki demokrasi ise günümüzdeki anlayışa daha yakındır. ancak bu noktada, atina kent devletinin gelirini büyük ölçüde ticaretten elde ettiğini unutmayalım.
