Site icon İsnetus

Kendini Değersiz Hissetmek 1

alone 1

Kaynağı egodur.

ego, bütünden kopmuş bir benliktir.

-bütün derken neyi kast ediyoruz peki?

+elbette tüm var oluşu?

-varoluşu niye bir bütün olarak görelim ki? her bir parçası kendine göre işliyor işte…

+her bir parçası kendi başına işlemiyor. bir bütün ve sistem halinde ve işbirliği içinde hareket ediyorlar. kainat devasa bir mekanizma gibi, saat gibi…her bir çarkı diğerine bağlı…bu sistematik işleyişin kimi belirtilerini biz de tespit edebiliyoruz ve bu tespitlerimize kanun diyoruz. yerçekimi kanunu, kütle çekim kanunu vs. gibi…kainatta belirsizlik veya rastgelelik yok. aksine, kurallara bağlı çok sıkı bir düzen var. bizler de bu kainatın bir dişlisi olmak hasebiyle işleyişe tâbîyiz ve kainatla beraber bizim de bir kaderimiz var.

-peki bunu niye anlattınız? kendini değersiz hissetme ile ne alakası var bunların?

+çok alakası var…ego yani bütünden kopmuş şuur, akılsız aklıyla kendine bir takım çerden çöpten hedefler koyuyor. onlara yine kendi gücüyle ulaşmak istiyor veya yine aynı seviyedeki çevresi tarafından ona böyle hedefler empoze ediliyor. eğer ego hedefine ulaşırsa, “küçük dağları ben yarattım” kibrini yaşıyor. “ben bu noktaya tırnaklarımla kazıyarak geldim” sözü yine egonundur.

hedefine ulaşmakta başarısız olursa da bu sefer kendini ezik, değersiz hissediyor; depresyona giriyor; hatta kimi zaman intihar ediyor…bir kimsedeki kendini değersiz hissetme duygusu ondaki kibir kadardır. bu duygu kibrin ters yüz olmuş halidir. kibir yoksa, eziklik de yoktur. ancak bu dediğimiz olay ancak egonun aşılması ile mümkündür. egonun mütevazi görünmesi yani “tevazu şov” yapması da kibrin başka bir yüzüdür(günümüzdeki insanların tevazusu böyledir). diğer yandan egosunu aşmış olan kimse kendine çerden çöpten hedefler koymaz. doğrudan varoluş içinde ona biçilmiş rolü oynar geçer. ördeğin suya olan meyli misali, o kişi hayattaki kendi rolünü içgüdüsel ve ilhami olarak bulur ve üstlenir.

-yani diyorsunuz ki, egoyu aşan kimsede kibir kalmaz, dolayısıyla eziklik ve kendini değersiz hissetme duygusu da kalmaz. peki egoyu nasıl aşacağız?

+egoyu aşmak için bütünden kopuk değil bütünün bir dişlisi olduğumuz idrak etmemiz gerekir. mesela otomatik kapının sensörü bizi algıladığı anda kapı açılacaktır. bu durumda o kişi, “gücümü görüyor musunuz? kapıyı bir el işaretimle ben açtım” diyerek kapının açılmasını kendi gücüne bağlasa ne kadar büyük bir ahmaklık yapmış olur. işte bizim de hayattaki tüm başarılarımız bu kabildendir. o kapıya taş atıp kırmamız ise doğrudan bize bağlıdır ama.

işte o yüzden tüm başarılarımız varoluşla ortak bir eylemken, yaptığımız tüm tahribat neviinden olan işlerimizin sorumluluğu direkt bize aittir ve sonuçlarına katlanmak zorunda kalırız.

“sana iyilik olarak ne erişirse, allah’tandır. sana kötülük olarak ne dokunursa, o da kendi nefsindendir”(nisa 79)

netice-i kelam, bütüne katılmak ve egonun doğurduğu tüm acılardan kurtulmak için “mesnevi” gibi bir eseri okuyarak aklımızı, kalbimizi yeniden programlamamız gerekir. önceki çürük işletim sistemine de format atmamız icap eder. bunu başarırsak bütünle uyum haline geçer ve büyük huzuru yakalarız.

isnetus 12.06.2020 09:35 ~ 09:50

Exit mobile version