Bir okuyucu rüyası:
bir tren yolculuğu yapıyoruz annem ve kardeşlerimle….trende isnetus da var. yanında bir arkadaşı da oturuyor..aynı vagondayız ve tam karşımda oturuyor isnetus.
tren, köprü gibi bir yerden geçiyor..aşağıda deniz kenarındaki evleri görüyoruz..bir evin bahçesine balina kadar büyük bir deniz kaplumbağası giriyor dalga ile beraber.
trenle suyun içinde yolculuk etmeye başlıyoruz. bu sefer trenin camına bir kaplumbağa yapışıyor..bir adam ve bir kadın var suyun içinde. …onlara deniz insanı deniyormuş. iyice yaklaşıyorlar trene. selamlaşıyoruz. normal insan gibiler. suyun içinde yürüyorlar..trenden inenler oluyor..onlar da normal yürüyor suda..
ara sıra isnetus’a bakıyorum..gözleri kıpkırmızı..kardeşime “baksana isnetus’un gözleri suyun içinde kıpkırmızı oluyor” diyorum..o da “aaa yok ben bakamam korkarım” diyor.
**
escer: kırmızı gözlü kimse. su biriken yer: 264.
ezheran: ay ile güneş: 264.
ıstiza’: ışıklanma, aydınlanma: 1263 = 264.
müdekkir: düşünen: 264
sedr: tembel olmak. irsal, gönderme. gözü hareket ettirmek: 264.
sirac: lâmba. ışık. fener. mum. kandil. şevk veren şey. güneş ve ay mânâsına. “nur saçan” mealinde Allah Resûlü’ne verilen bir isimdir: 264.
nahire: ayın birinci günü. ayın son gecesi: 264.
urgun: âşık, vurgun: 1263= 264.
müdrik: aklı eren. anlayan. kavrayan. bulûğ çağma girmiş olan: 264.
pervane: fırıldak çark. geceleri ışığın etrafında dönen kelebek. haberci, kılavuz: 264.
sidr: tembel kimse. bir deniz adı. arabistan kirazları: 264.
darende: saklayan, tutan. ulaştıran, kavuşturan, getiren: 264.
dürdane: inci tanesi: 264.
