Klasik anlamda kölelik, tarım toplumlarına ve öncesi dönemlere ait bir kurumdur. sanayi toplumlarında ise klasik anlamda kölelik olamaz. zira eğitimsiz bir köle tarlada çalışabilir ama fabrikada, hizmet üreten iş yerlerinde kölelik düşünülemez.
amerikan iç savaşı bu noktada bizim için iyi bir örnek teşkil eder . sanayileşmiş kuzey, köleliğin kaldırılmasını savunurken, üretimi geniş ölçekli tarıma dayalı güney eyaletleri ise buna şiddetle karşı çıkıyorlardı.
ancak zannedilenin aksine kuzeyin kölelik karşıtı olması insancıllığından kaynaklanmıyordu. tarihi-toplumsal hadiselerde bu türden duygusallığa yer yoktur. onlar işin propaganda ve vitrin kısmıdır. sanayileşmiş kuzey için köleliğin bir manası yoktu. ona lazım olan belli bir ideolojk formasyondan geçmiş işçi kitlesi idi. bu yüzden sanayi toplumlarında eğitime önem verilir.
güney eyaletleri ile 500 bin ölüye mâl olacak bir savaşın sırf zenciler kölelikten kurtulsun diye yapıldığını sanmak saflıktır. üç beş zenci için kimse canını tehlikeye atmaz. amerikan iç savaşının temel sebebi, kabaca fransız ihtilalininkiyle aynıdır; o da burjuvazinin iktidarı ele alma ve tarım elitini bastırma isteğidir. aradaki tek fark, fransız ihtilali ülke çapında cereyan ederken, amerikan devrimi bölgesel karakterlidir.
tüm tarım toplumlarında, iktisadi dönüşümün belli bir aşamasında, burjuvazi yani gelirini sanayi ve ticaretten elde eden kesim, belli bir güce ulaşır ve iktidara el koyma noktasına gelir. işte o aşamada kıyamet kopar. bu dünyada kimse iktidarını rakibine ikram etmez. dolayısıyla iktidarın el değişimi oluk oluk kan akmasına yol açar.
bu arada “islam niye köleliği kaldırmadı?” diyen arkadaş da cevabını bu izahlardan almış olması lazım. ancak o itirazcıların din algısının oldukça doğaüstü olduğunu bildiğim için ben yine tekrar edeyim. köleliğin kalkması altyapısal dönüşümle alakalıdır; yani endüstri devrimi olmadan kölelik kalkmaz. faraza allah kaldırın diye emir verse, yine kalkmaz; belki ismi kalkar ama fiiliyatta başka isimler altında devam eder. kaldı ki, iktisadi zorunluluklar dahi dine yani evrende işleyen düzenin kurallarına dahildir ve onlar dahi hak ile kaimdir.
mesela, günümüzde modern bir kölelikten başka bir şey olmayan işçilik kurumunu faraza ayetler emrediyor diye kaldırmak mümkün müdür? böyle bir şey ancak ilerde robotların gelişimiyle mümkün olacaktır.

