Evrensel düzenin bir kuralıdır:
her kim başkasına karşı kin, nefret, düşmanlık, ihanet veya benzeri negatif bir yönelimde bulunursa, önce o kötülüğü kendisine yapmış olur.
kötülüğü ancak önce kendisine yaptıktan sonra başkasına yapabilir. aksi mümkün değildir. evrensel düzen bu şekilde kodlanmıştır.
mesela birine kin besleyebilmek için kişinin o negatif enerjiyi önce kendi kalbinde üretmesi gerekir. böylece o kişi baştan başa negatif enerji ile titreşen bir varlığa dönüşür. sonra o negatif enerjisini başkasına yöneltip tahribat yapabilir.
bunun zıttı da geçerlidir. birine şefkat veya sevgi gösterebilmek için önce kendimizin sevgi ile şarj olması gerekir. ancak ondan sonra sevgimizi başkasına yöneltebiliriz.
dikkat edin! başkasına daha sevgimizi yöneltmeden, sevginin güzel sonuçlarını kendi içimizde yaşamaya başladık. tüm varlığımız sevginin pozitif enerjisi ile titreşmeye başladı. üstelik bu enerjiler ilahi sıfatların yansımaları hükmündedirler.
şefkat, merhamet, sevgi ilahi sıfatlar oldukları için ilahi ahlakla ahlaklanmış olduk. bunlar aynı zamanda nurdan birer cennet elbiseleridir. negatif sıfatlar ise kara katrandan cehennem giysileridir. zira dünyada kendi ellerimizle inşa ettiğimiz bilinç bedenimiz, ahirette fizik bedenimiz olacaktır.
bu bilgilere istinaden şimdi siz söyleyin!
cehenneme biz kendimiz mi giriyoruz; yoksa aksakallı bir tanrıyı kızdırdığımız için sille tokat bizi cehenneme o mu attırıyor?
