Bu da muhyiddin-i arabi hazretlerinden bir ayet yorumu:
eğer, “dileseydi, hepinizi hidayete erdirirdi” [en’am suresi, 6/149] sözü ne anlama
gelir diye soracak olursan, deriz ki:
“..seydi” takısı varsa, bu sakınma içindir ve
hakk’ın meşiyyeti(arzusu), şey ne üzere ise onu dilemektir. ama aklî delil, mümkün bir şeyin
ayn’ının bir şeyi ya da o şeyin karşıtını kabul edebilir olduğuna hükmeder.
bu iki akılla-kavranabilir olan hükümden biri vaki olduğunda, bu vaki olan hüküm, bu
mümkün şeyin kendi değişmezliği [sübut] halinde kendisi üzre bulunduğu şeydir.
“hidayet ederdi” sözü, “apaçık gösterirdi” anlamına gelir. hak, şeyin, kendisinde ne
üzere değişmez olduğunu anlaması yönünde bütün mümkün şeylerin basiret gözünü
açmış değildir.
sonuçta bazısı ilim sahibi, bazısı ise cahildir. ve Allah dilemedi, ve
herkese hidayet etmedi ve dileyecek de, hidayet edecek de değildir. ve “dilerse”
sözü için de aynı durum geçerlidir. Allah, olmayacak şeyi hiç diler mi?
böylece, hakk’ın meşiyyeti/arzusu tek bir şeye bağlıdır, yani meşiyyet ilme tâbi bir nisbettir
ve malum olan, sen ve senin hallerindir. (yani hâkim mahkumun filliyle, tercihleriyle bağlıdır demek isteniyor.)
Kuran Mealciliği Yapmanın Çok Tehlikeli Olması 3

