Site icon İsnetus

Kuran’ın Bilimselliği

Böyle bir ifadeye ancak “yuh” diyebiliyorum. her iki cenaha da ayrı ayrı “yuh” çekiyorum. aklı kutsallaştırıp, bilimperestlik yapıp, varoluşun bilgisini sınırlı insan bilgisi ile kıyas edemezsiniz. zira her iki tayfa da bilimi kutsallaştırıp varoluşun bilgisini bilimin mihengine vurmaya çalışıyor. biri reddetmek için, diğeri ispat etmek için.

düşünün! şu devâsa ölçeklerdeki kainatta, nohut tanesi kadar yer tutmayan dünya adlı bir gezegen var. bu gezegende insan adlı, beyni nispeten gelişmiş, bir mahluk yaşıyor.

işte bu canlı, hayatını idame ettirebilmek için kendince bir tür bilgilenme yöntemi geliştirmiş. bu yöntemle mümkün mertebe doğru ve sistemli bilgiye ulaşacağını ümit ediyor. böylece elde ettiği bilgiye istinaden daha rahat bir yaşantıya kavuşacak.

diğer tarafta gene aynı insan denen canlılar içinde çok nadir de olsa, özel kabiliyetli bazı fertler çıkmış. o çok özel yetenekleri sayesinde varlığın bütününü algılamayı başarmışlar. çok tuhaf! kainat ölçeklerinde miniminnacık bir canlı olan insan, böyle bir mahareti nasıl gösterebiliyor? varlığı bir bütün olarak algılayıp, varoluşa katılmayı nasıl beceriyor?

beceriyor işte! insan denen canlı bu işi başarabilecek şekilde dizayn edilmiş, fabrika ayarları böyle.

imam-ı rabbanî (1564-1624) der ki: “insan nüsha-i camia, yani her şeyi bünyesinde toplayan bir varlıktır. varlıkta parça parça bulunan her şey insanda toplanmıştır. ‘Allah adem’i kendi sureti üzere yarattı’ hadisinin manası da budur. bu toplayıcı vasıf insanın kalbindedir. bu gerçeğe işaret için bazı büyükler arş ve içindekileri insan kalbine koysanız, kalbin bir köşesini bile tutmaz bile diyorlar. çünkü kalp, bütün unsurları arş’ı, kürsü’yü, aklı, mekânı hatta kuşatılabilecek her şeyi kuşatmıştır.”

“kalbin manyetik enerjisi beyinden 5000 kat daha güçlü”/kalp hakkında yapılan son araştırmalar;

http://www.youtube.com/watch?v=a0s78b_pwly

isnetus 24.11.2014 11:06

Exit mobile version