Bir dünya görüşü ve evren algısına sahip olmayan insan veya toplum düşünülebilir mi?
işte din dediğimiz kavramın insana bakan yüzü budur. basitçe fert veya toplumun dünya görüşüdür.
ve dünya görüşü, insanın ve toplumun tüm ilişkilerini düzenler. tüm dinler totaliterdir. rüyalarınıza kadar müdahale ederler.
dinsiz yani belirli bir paradigmayı kabullenmemiş veya belirli bir dünya görüşünü benimsememiş insan veya toplumun var olması söz konusu olamaz.
“bilimsel pozitivist paradigma” adı altında incelediğimiz yeni çağın dünya görüşü ki, gerçekte modern bir dindir. ortaçağ dinlerindeki(paradigmalarındaki, dünya görüşlerindeki) malum motifleri içermemesi, onun din olmadığı anlamına gelmemektedir. bal gibi de bir dindir “bilimsel pozitivist paradigma”; çünkü total bir dünya görüşü ortaya koymakta ve hem insanların davranışını ve değerlerini hem de toplumun değerlerini en ince ayrıntısına kadar düzenlemektedir.
ancak dürüstçe “yeni din geldi eskilerini çöpe atıyoruz” demek yerine, laiklik adı altında sayısız safsata ortaya koymayı ve insanları ahmaklaştırmayı tercih etti bu yeni paradigmanın pratisyenleri.
niçin?
çünkü “bilimsel pozitivist paradigma” deccalın dinidir.
ve deccal aldatmakla iş görür. “en yeni din benim” demek yeterince iş görmüyor… “ben aklın, bilimin ifadesiyim; sen ise irrasyonel dogmasın” demek daha etkili.
mağrurlanma deccal efendi!
elbet senin de ipliğini pazara çıkacak birileri bulunur.
bu dünyayı sahipsiz mi sanıyorsun sen deccal efendi?
(bkz: laiklik/#99590886)
