Site simgesi İsnetus

Meditasyon 1

Ey ahali spritüalistlerin propagandalarına sakın ola ki kanmayın, o yolun sonu felakettir.

ilk başta çok hoş gelebilir meditasyon yapmak; ama sonra acısı fena çıkar.

niçin mi?

spritüel çalışmalar yaptıkça bedenin enerjetik ikizi gelişmeye ve latifleşmeye başlar. enerji bedenin titreşim frekansı yükseldikçe, üst boyutlara doğru bir tırmanış söz konusudur. bu esnada bilincin ve algının yükselişine de şahit olursunuz.

ne kadar hoş değil mi?

ancak maalesef iş orada bitmiyor. çok başka faktörler de olaya müdahil oluyorlar. belli bir kritik eşiği geçtikten sonra değişik spritüel varlıkların alanına girersiniz. işte burası zurnanın zırt dediği yerdir. artık paçanızı bunlardan kurtarmanız mümkün değildir.

tasavvufta ise kalp tasfiyesine öncelik verilir. öncelikle melekût aleminin nurları celbedilir ki, bu nurlar beden etrafında bir kalkan oluştursun. enerjetik bedenin yükselişi esnasında musallat olmak isteyecek değişik boyutların spritüel varlıkları bu kalkan karşısında aciz kalırlar. zira nur kalkanını delmeleri mümkün değildir. ancak buna rağmen değişik vesveseleri kalbe atma imkanı bulurlar. (günahlar bu nur kalkanını zayıflatır)

düşmana karşı zırha, kalkana ve silaha sahip olan sufiler bile o yaratıkların şerrinden %100 emin olamamaktadırlar. o sahaya silahsız kalkansız gireceklerin akıbeti ne olur varın siz düşünün.

minik minik deccalları işte böyle yetiştiriyor bu şeytanlaşmış spritüalistler.

konu ile ilgili bir okuyucu mesajı:

“meditasyon başlığına yazdığınız yazıyı okuyunca başımdan geçen bir olayı paylaşmak istedim.

ailece bir lokantada oturmuş yemek yiyorduk. içeri 45-50 yaşlarında bir adam girdi, girer girmez enerjisini hissedip kafamı kaldırdım ve bakışlarım bu adama kilitlendi. yüzü gayet parlak, gergin ve güzeldi, latif bir bedeni, garip bir enerjisi vardı. Allah’ın veli kullarından biri galiba diye düşündüm içimden; ama bir gariplik de seziyordum. öyle kilitlenip kalınca kardeşlerim uyardılar, kime bakıyorsun öyle diye. çünkü hiç huyum değil ama yine de bakışlarımı alamadım. bu adam da birkaç kez kafasını kaldırıp bana baktı fakat rahatsız ettiğimi hissettim, bakışlarım ya da enerjim rahatsız etmişti.

artık ne kadar rahatsız ettiysem adamı, yemeğini yarım bırakıp kalktı gitti. oturduğumuz masanın yanından geçerken kolundaki altın bilekliği gördüm, aklıma ”erkeklere altın takmak haramdır.” hadisi geldi birden. o an anladım bu adam bahsettiğiniz spritüalistlerden biriydi. çünkü Allah velisi olsaydı, elbette peygamberin sünnetine uyardı. hakikaten şeytan ayrıntıda gizliymiş diye düşündüm.”

isnetus 02.02.2019 04:19 ~ 06:35

Mobil sürümden çık