Mesnevi’nin 6. cildinde geçen şehzadelerin hikayesini daha iyi anlamak için okunması gereken şiirdir.
http://www.kevser.org/…tuphane/mesnevi/k6_6.asp.htm
(3760. beyitler)
mehlika sultan
mehlika sultan’a âşık yedi genç
gece şehrin kapısından çıktı:
mehlika sultan’a âşık yedi genç
kara sevdalı birer âşıktı.
bir hayâlet gibi dünya güzeli
girdiğinden beri rü’yâlarına;
hepsi meshûr, o muammâ güzeli
gittiler görmeye kaf dağlarına.
hepsi, sırtında aba, günlerce
gittiler içleri hicranla dolu;
her günün ufkunu sardıkça gece
dediler: ”belki bu son akşamdır”
bu emel gurbetinin yoktur ucu;
daimâ yollar uzar, kalp üzülür:
ömrü oldukça yürür her yolcu,
varmadan menzile bir yerde ölür.
mehlika’nın kara sevdalıları
vardılar çıkrığı yok bir kuyuya,
mehlika’nın kara sevdalıları
baktılar korkulu gözlerle suya.
gördüler: ”aynada bir gizli cihân..
ufku çepçevre ölüm servileri…..”
sandılar doğdu içinden bir ân
o, uzun gözlü, uzun saçlı peri.
bu hâzin yolcuların en küçüğü
bir zaman baktı o viran kuyuya.
ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
parmağından sıyırıp attı suya.
su çekilmiş gibi rü’yâ oldu!..
erdiler yolculuğun son demine;
bir hayâl âlemi peydâ oldu
göçtüler hep o hayâl âlemine.
mehlika sultan’a âşık yedi genç
seneler geçti, henüz gelmediler;
mehlika sultan’a âşık yedi genç
oradan gelmeyecekmiş dediler!.
yahya kemal beyatlı
(bkz: cin kasesi)
